YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19154
KARAR NO : 2013/19308
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık; Resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunu Madde 14 de, tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır.“ denilmektedir.
Ticaret şirketleri, aynı yasanın madde 124 de;
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55-Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanık …’nin hakkında tefrik kararı verilen …ve sanık … ve onların bulduğu sanıklar …ile …’in katılımlarıyla … ünvanlı şahıs firmasını kurup … Vergi Dairesinde mükellefiyet tesis ettirmesi, kendisini … ve … firmasının satın alma sorumlusu olarak tanıtan sanık …’im katılan şirket ile irtibata geçip çek karşılığı mal alacağını belirtip sipariş vermesi, bilahare sanık … ile 04.08.2006 tarihinde katılan şirket işyerine gidip suça konu 14.000 TL bedelli 05.10.2006 keşide (vade) tarihli sahteliği bildirilen çeki tanık …’a vererek aynı tarihli irsaliyeli faturayı imzalayıp malları teslim almalarını müteakip, aynı sektörde faaliyet gösteren sanıklar İbrahim-… ile …’e satmaları onların da suç eşyası olduklarını bilerek almaları eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık”; “resmi belgede sahtecilik”; “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; katılan şirket vekilinin 08.08.2006 havale tarihli şikayet dilekçesinde bildirdiği gibi, farklı mağdurlara karşı benzer suçlardan sanıklar hakkında soruşturma-kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması var ise dosyaların getirtilip incelenmesi, ayrıntılı özetlerinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin dosyaya intikalinin sağlanması, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/18314 numarasında kayıtlı evrakın akıbetinin sorulması, suça konu çek yaprağının keşidecisi görünen ….. ticari ünvanlı şirketin o tarihteki ortak ve temsilcilerini gösterir kayıtlarının ilgili Ticaret Sicili memurluğundan öğrenilmesi, soruşturma evresinde ifadeleri alınan … , … …’ın ve bunların ifadelerinde adları geçen …,… , … ‘ın iddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık sıfatıyla dinlenmeleri, çekte 1. ve 3. ciranta olarak görünen ve telefon numaraları da yazılı olan kişilerin kim olduklarının ve telefon numaralarının kimler adına kayıtlı olduklarının tespit edilmesi, … plakalı aracın hangi kiralama şirketinden kim tarafından kiralandığının açıklığa kavuşturulması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının ve suç vasıflarının takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı gerekçeyle kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Öztaş… Ltd. vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.