Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16259 E. 2021/10277 K. 14.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16259
KARAR NO : 2021/10277
KARAR TARİHİ : 14.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 02/04/2015 tarih ve 2014/10923 E-2015/5284 K sayılı bozma ilamında” davacının yaralanmasına neden olan kazaya bağlı maluliyetinin kaza tarihine göre yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ve davacının yaralanmasına neden olan kazada, sürücünün forklifti karayolunda sürmesi sonucu, yolcu olarak bulunan davacının tazminatı hakkında BK. 44. maddesi gereğince indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olmasının hatalı olduğu”belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalı … yönünden Mahkememizin 2010/41 E. 2012/723 K. sayılı 19.10.2012 tarihli kararı kesinleşmiş olduğundan, davalı … yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, Mahkememizin 2010/41 E. 2012/723 K. sayılı kararının tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla … yönünden aynen uygulanmasına, davalı … yönünden açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile ıslah dilekçesi dikkate alınarak, davalı … hesabının aracın kusuru ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olması kaydıyla toplam 14.482,48 TL.maddi tazminatın tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla davalı … hesabından tahsiline, 14.482,48 TL.nin 7.500,00 TL.lik kısmına 16/02/2010 tarihinden itibaren, 6.982,48 TL.sine ise 28/02/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla davalı … Hesabından alınarak davacıya verilmesine, fazlaca talebin reddine,karar verilmiş, işbu karar davacı vekili ile her iki davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün
olmamasına, göre; davalı … vekili ile davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinin 1. fıkrasında; “iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır” düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında “iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir” düzenlemesine; maddenin 5. fıkrasında ise “iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık; kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmiş ise, bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar hariç olmak üzere, sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücu edilmez. Ayrıca, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümlerde, bu Kanun uyarınca hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine veya iş kazası sonucu ölen kusurlu sigortalının hak sahiplerine, Kurumca rücu edilmez” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davacının yolcu olarak bulunduğu işyerine ait forklift aracın yaptığı tek taraflı kazada davacının yaralandığı ve davaya konu edilen maluliyet durumunun doğduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada SGK tarafından davacıya 86.565,26TL ilk peşin sermaye değeri ödenmiş olduğu gerekçesiyle, bu miktarın hesaplanan tazminattan düşülmesi suretiyle 14.482,48TL tazminata hükmedilmiştir.Kararın temyizi üzerine yapılan incelemede dosya içinde SGK tarafından ödendiği belirtilen ilk peşin sermaye değeri evraklarına rastlanmamış ve 17. Hukuk Dairesince geri çevirme kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından davaya konu kazaya ilişkin iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı iş kazası olarak kabul edilmiş ise davaya konu kaza sonucu yaralanan … gelir bağlanıp bağlanmadığı; gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı; rücuya tabi gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu,rücu için dava açılıp açılmadığı hususlarının sorulması istenmiştir.Dosyanın yeniden daireye gelmesi üzerine yapılan incelemede Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 28/08/2012 tarihli dahili iç yazışmasında, … ‘ın geçirdiği iş kazası olayı ile ilgili 86.565,26 TL kurum zararının hasıl olduğu ve işbu zararın ilgililerden tahsili hususundaki gerekli işlemleri yürütmek üzere Hukuk Servisine yazının havale edildiği belirtilmiştir.Ancak SGK tarafından gönderilen belgelerde ödeme evrakına rastlanmamıştır.
Bu itibarla, SGK Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazının yetersiz olduğu açık olup gerekli araştırmanın yapılmayışı eksik inceleme niteliği taşımaktadır.
Bu durumda; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yeniden müzekkere yazılarak, 86.565,26TL olarak belirtilen peşin sermaye değerinin davacıya ödenip ödenmediğinin
sorulması, ödeme belgelerinin istenmesi yine bu konuda rücu istemli dava açılıp açılmadığı açılmış ise dava dosyasının getirtilmesi sonucuna göre; bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek ilk peşin sermaye değerinin yarısının hesaplanan tazminattan mahsubu için ek rapor aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hesaplanan tazminattan Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bildirilen ilk peşin sermaye değerinin tamamının mahsubu yerinde olmayıp kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin hesaplanan tazminattan indirim sebeblerinin sırasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … Sigorta AŞ vekillerinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 8.051,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.