Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21287 E. 2022/2939 K. 17.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21287
KARAR NO : 2022/2939
KARAR TARİHİ : 17.02.2022

MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
12.02.2014 tarihli tespit tutanağına ve bilirkişi raporuna göre, sanığın işlettiği … isimli iş yerinde, …’nun org çalarak eşlik ettiği orkestrada … ve … isimli sanatçıların canlı olarak … ve … isimli müzik eserlerini seslendirdikleri belirlenmesine karşın, suça konu müzik eserlerinin hak sahibi olan gerçek ve tüzel kişilerin tespitinin yapılmadığı anlaşılmakla, öncelikle suça konu müzik eserlerinin hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişilerin kim olduğu belirlenerek TCK’nun 75/1. maddesi uyarınca 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahipliği belgeleri sunan şikayetçi … meslek birliğinin hak sahipliğinin hukuken geçerli olup olmadığı husususun tespit edilmesi, hak sahibi olduğunun tespiti durumunda ise suça konu bu müzik eserlerini sahnede canlı olarak icra eden kişilerin olay tarihinde sanığın işlettiği iş yerinde şarkı söylemek üzere iş yeri sahibi ile sözleşme yapıp yapmadığı, bu eserlerin işletme sahibi mi yoksa bizzat icra eden kişi tarafından mı belirlendiğinin tespiti ile söz konusu eserleri icra etmesi için canlı müziği icra eden kişi veya kişilerin hak sahipleri ile anlaşması bulunup bulunmadığının ayrıntılı olarak belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5846 sayılı Kanunun 71/son maddesinde, hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı “satışa arz eden, satan veya satın alan” kişilerin, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceğinin belirtilmesi nedeniyle sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde yapılan denetimde, katılan şirketin hak sahibi olduğu eserlerin izinsiz olarak umuma iletilmesi biçimindeki eyleminde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce de CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında bulunduğu ve taraflara usulüne uygun olarak uzlaşma teklifinde bulunulmadığı anlaşılmakla, anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde yöntemine uygun olarak uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 17.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.