YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9930
KARAR NO : 2013/17683
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın Antalya ilinde bulunan dairesini satmak için internet üzerinden ilan verdiği, Kamerun’lu olduğunu söyleyen erkek şahsın katılanı telefon ile arayarak görüştüğü, şahsın görüşme sırasında bir arkadaşının Antalya’ya geleceğini ve bu arkadaşı ile görüşmesini katılandan istediği, katılanın 06/03/2011 tarihinde, Kamerun’lu olduğunu söyleyen şahısla Antalya’da görüştüğü, Antalya iline gelen iki şahsa ev kiralaması konusunda yardımcı olduğu ve kiraladığı evde şahısların katılana çelik kasa içerisinde bulunan siyah kağıtları göstererek, bu kağıtların gerçek euro olduğunu, üzerine yağ döküldüğünü, bu yağları bir takım kimyasal maddeler kullanarak temizlediklerini, bu paraları temizlemek için gerçek eurolara ihtiyaç olduğunu, evi alabilmek için bu paraları temizlemelerinin gerektiğini söyledikleri ve bir adet gerçek 500 euroyu çıkarıp iki adet siyah kağıt arasına koyarak üzerine kimyasal maddeler döktükten sonra siyah kağıtların 500 euroya dönüştüğünü gören katılanın, şahıslara inanarak temin ettiği 98.000
Euro parayı 26/03/2011 tarihinde bu iki şahsa verdiği, şahısların iki siyah kağıt arasına bir gerçek para koyarak üzerine kimyasal maddeler döktükten sonra katılana ait paraları çelik kasa içerisine koyduklarını söyleyerek kasayı kapattıktan sonra katılana teslim ettikleri, kasada bulunan paraları, 36 saat geçtikten sonra alabileceğini söyleyerek olay yerinden ayrıldıkları; 36 saat geçmesine rağmen şahısların gelmemesi üzerine dolandırıldığını anlayan katılanın, güvenlik güçlerince başvurduğu, katılanın talebi üzerine şahısların teslim ettiği çelik kasanın çilingir vasıtası ile açıldığı, içerisinde euro ebatında kesilmiş desteler halinde siyah kağıt parçalarının olduğunun görüldüğü, 30/03/2011 tarihinde katılanın daha önce 5392935742 numaralı hattan kendisine ulaşan şahsa telefon ile ulaşarak, 135.000 euro daha parasının olduğunu, bu paraları da aynı yöntemle değerlendirmek istediğini söylediği, bu görüşmeden sonra 31/03/2011 günü Antalya havalimanına … … isimli sanığın geldiği, katılanın sanığı karşılayarak bir otele yerleştirdiği, emniyetçe temin edilen X03286816022 seri numaralı 500 euro banknot ile görevlendirilen polis memuru tanık …’ın sivil olarak katılanla birlikte sanığın yerleştiği otele gittikleri, katılanın görevli polis memurunu müteahhit olarak tanıttığı, sanığın görüşme sırasında Kamerun uyruklu olduğunu, ülkelerinin dışına para çıkarmalarının yasak olduğunu, bunun nedenle kendilerinin de birikimlerini daha az yer kaplaması için 500 euroluk banknotlar haline dönüştürüp x-ray cihazından ve görevlilerin gözle yapılan kontrollerde dikkat çekmemesi için ayrıca yağlı kağıt haline dönüştürüp gümrük kapılarından çıkararak ülkelerine soktuklarını, kendisinde bu şekilde yağlı kağıda dönüştürülmüş 1.000.000 euro kadar para olduğunu, eğer istenmesi halinde onların da gerçek 500 euroluk banknotlara dönüştürülerek büyük kazançlar elde edebileceklerini belirterek, seri numarası önceden alınmış parayı katılan ve polis memurundan alarak sözde para çoğaltma işlemini gerçekleştirmeye başladığı, soruşturma aşamasında el konulan bazı kimyasal malzemeleri de kullanarak bir kaç işlemden sonra elinde bulunan kağıdı sözde 500 euro ya dönüştürdüğü, olaydan sonra emniyet ekipleri tarafından yakalanan sanığın, katılana yönelik gerçekleştirilen bir önceki dolandırıcılık olayını diğer şahıslarla birlikte gerçekleştirdiğinin iddia edildiği olayda; katılan tarafından kiralanan evde yapılan olay yeri incelemesi sırasında temin edilen parmak iziyle, dosya kapsamında yargılanan sanık …’in parmak izinin uyuştuğuna dair ekspertiz raporunun düzenlendiği, katılanın, 26/03/2011 tarihinde 98.000 eurosunu kendisini hileli yollarla kandırıp alan iki şahıstan biri olarak sanık …’i kesin olarak teşhis ettiği; ancak sanık … …’nin, 26/03/2011 tarihindeki ilk olaydan sonra katılanın parasını geri alabilmek amacıyla telefonla daha önceden irtibat kurduğu kişiyi arayarak, 135.000 euro daha parası olduğunu söylemesi üzerine ortaya çıkan ve Antalya ‘ya gelen kişi olduğu, sanık … …’nin, kaldığı otel odasında katılan
Ve tanık …’ın huzurunda bir adet 500 euroyu iki adet kağıt arasına koymak suretiyle üç adet 500 euroya dönüştürmesinden sonra bu işlemde kullandığı kimyasal malzemelerle birlikte yakalandığı, sanığın, 26/03/2011 tarihindeki eyleme katıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı, katılanın ifadesinde, sanığın 26/03/2011 tarihindeki parayı verdiği iki şahıstan biri olmadığını beyan etmesi, olay yerinde sanığa ait parmak izinin bulunmaması, 26/03/2011 tarihindeki eylemi gerçekleştiren iki şahıstan biri olduğu tespit edilerek yakalanan … ile herhagi bir ilişkisinin tespit edilememesi karşısında; sanık … …’nin, 26/03/2011 tarihindeki eylemi bildiği ve bu eyleme katıldığının kabulünün mevcut delil durumu karşısında mümkün olmadığı dikkate alınarak sanık … …’nin, 31/03/2011 tarihinde gerçekleşen eylemiyle sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle eyleminin tek olduğu ve dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 Sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların; sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde yargılama giderinin “müteselsilen” tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından “müteselsilen” ibaresinin çıkarılıp yerine “eşit olarak” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.