Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/24944 E. 2013/10688 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24944
KARAR NO : 2013/10688
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, temizlik robotları satan katılan şirketin alt bayii olduğu, ürünleri spot diye tabir edilen işyerlerine sattığı, ancak bir kısmını hayali kişilere bir kısmını ise eski müşterilere satmış gibi gösterip, satış sözleşmesi ve senetler düzenlediği, tahsil ettiği paraları ise uhdesinde tuttuğu şeklinde gerçekleşen eylemde;
1- Resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili olarak; sahtecilik suçlarında belgenin aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığını belirlemek görevi mahkemeye ait olduğundan, suça konu senetlerin asıllarının getirtilip incelenerek, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve gerekçeli kararda aldatma yeteneğinin tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçu ile ilgili olarak; sanığın savunmasında amacının senetleri gününde ödemek suretiyle borçlarını döndürmek olduğunu söylemesi karşısında vadesi iddianame tarihine kadar olan senetlerin ödenip ödenmediğinin bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle şirketin muhasebe kayıtlarından araştırılıp sonucuna göre sanığın kendisine alt bayilik sözleşmesi nedeni ile tevdii edilen ürünleri devir amacı dışında kullanıp kullanmadığının ya da devir olgusunu inkar edip etmediğinin belirlenip hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.