Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66360 E. 2013/10556 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66360
KARAR NO : 2013/10556
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güzelyalı PTT Merkezi müdürü olarak görev yapan sanık …’nin oğlu olan sanık …’in, Sosyal Güvenlik Kurumunda aktif kayıtlı olarak çalıştığı halde 2004 – 2007 yılları arasında PTT kurumundan sağlık karnesi alıp kullanarak kurumu 60,77 TL ilaç gideri ve 16,30 TL tedavi yolluğu olmak üzere toplam 77,07 TL zarara uğrattığı, Alsancak PTT merkez veznedarı olarak görev yapan sanık …’un oğlu olan sanık …’in, 2006 yılı ocak ayından 2007 yılı ağustos ayına kadar aktif bir şekilde sigortalı olarak çalışmasına rağmen PTT kurumundan sağlık karnesi alıp tedavi olmak suretiyle kurumu 976,80 TL zarara uğrattığının iddia edildiği olayda, sanıkların çocuklarının sigortalı oldukları, bu kapsamda sosyal güvenceye sahip olmaları nedeniyle tedavilerinin kendi sosyal teşkilatları üzerinden yapılmasının mümkün olduğu, dolayısıyla kurum zararının bulunmadığı, bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 6.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.