Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19275 E. 2021/10770 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19275
KARAR NO : 2021/10770
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

MAHKEMESİ : Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf istemin esastan reddedilmiş, davacı vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, kamu borçlusu … hakkında 6183 sayılı Yasa uyarınca takip yaptıklarını, sonuç alınmadığını, dava konusu taşınmazlarını 20-27 Şubat 2007 tarihinde elden çıkardığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, takibin kesinleşmediğini, satışların muvazaalı olmadığını, davanın haksız açıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, alacağın kesinleşmiş olmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf istemlerini esastan reddetmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali istemine ilişkindir
1-Bölge Mahkemesince verilen 30/03/2021 tarihli kararı, davalı … vekili süresinde temyiz etmiş, 06/05/2021 tarihli dilekçe ile temyizden feragat ettiğinden anılan davalının vaki temyiz taleplerinin feragat nedeniyle reddine,
2-6183 sayılı Yasa’nın 26.maddesine göre “– 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü geçen tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra mezkür maddelere istinaden dava açılamaz “ hükmüne yer verilmiştir. Bu süre hakdüşürücü süre olup, mahemece resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, borçlunun ilk tasarrufları 20-27 Şubat 2007 tarihinde yapılmıştır. Mahkemece dava tarihi 20/02/2012 tarihi olarak belirtilmiş ise de dosyadaki dava dilekçesi havale tarihi 02/03/2012 onay tarihi 06/03/2012 tarihidir. Bu halde Mahkemece Hukuk Usulü Muhakemleri Kanunu Yöretmeliğinin 36.maddesine göre davanın açılış tarihinin tereddüte yer vermeyecek şekilde tesbit edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3- Karar tarihinde yürürlüke olan AAÜT’nin 3/2 fıkrasına göre red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilir. Dava kesinleşmiş alacak olmadığı, yani ön koşul yokluğundan reddedildiği, tüm davalılar için red sebebinin ortak olmasına göre davalılar yararına tek vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur.
4-Kabule göre ise HMK’nın 115/2. maddesine göre dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği belirtilmiştir. Davacı vekili kamu alacağı ve takip kesinleşmeden bu davayı açtığına göre öncelikle bu alacak ve takibin kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekirdi.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin feragat nedeni ile REDDİNE, 2-3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dosyanın işlem yapılmak üzere ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … geri verilmesine 21/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.