Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67995 E. 2013/11528 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67995
KARAR NO : 2013/11528
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanın ikamet ettiği eve gelerek zile bastığı, kapıyı açan katılana ismi ile hitap edip “… teyze beni … teyze gönderdi” diyerek katılanın evine girip oturduğu, akabinde annesinin öldüğünü, bu nedenle hayır yapacağını bildirerek, kullanıldığı ülkede tedavülden kaldırılması nedeniyle ekonomik değeri olmayan iki adet 500’lük Brezilya parasını verip değerinin 8000 TL olduğunu söyleyip katılandan 2000 TL para aldığı,daha sonra annesine ait altınları da hayır yapmak için getireceğini söyleyip evden ayrıldığı, sanığın gitmesinden sonra durumdan şüphelenen katılanın yaptığı araştırma sonucunda, tanıdığı olan Hacı teyze isimli şahsın böyle bir kişiyi göndermediğini
ve sanık tarafından kendisine verilen paranın değersiz olduğunu öğrendiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi hükmü karşısında, mahkemenin TCK.nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu hususta tebliğnamede belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.