Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18559 E. 2013/1868 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18559
KARAR NO : 2013/1868
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’un, hakkında dava açılmayan … ile birlikte Antalya oto pazarına dolandırıcılık amacıyla gittikleri ve müştekinin aracına alıcı oldukları, yeğeni olarak tanıttığı …’a aracı alacağını söyleyerek fiyat hususunda katılan ile anlaştıkları ve 100 TL kontak parası ödedikleri ve araç için yanlarında bir miktar bilezik bulunduğunu bunun 16.000 TL ettiğini söyleyerek kalan miktar için … ilçesine gitmeleri gerektiğini burada bir yakınlarından altın alacaklarını ifade ettikleri daha sonra Noter işi ile uğraşmamak için vekaletname işini de halletmek istedikleri, bu şekilde katılanı ikna ettikleri ve katılanın aracının kayden malikinin …’a vekaletname vermesini sağladığı ve daha sonra hep birlikte …’a gittikleri … ile birlikte bir bayanla görüştükten sonra altınları Isparta’da bir tanıdığa bozduralım dedikleri ve Isparta’ya geldikten sonra bir kuyumcuya gittikleri, kuyumcunun bankadan para çekeyim öğleden sonra alırım dediği katılan ile …’in parkta beklediği sırada …’in aracı test etmek için aracın anahtarını istediği ve olay yerinden ayrıldığı bir süre sonra kuyumcuyu kontrol etmek bahanesiyle olay yerinden ayrıldığı ve daha sonra katılanın yanına dönmedikleri, katılana parasını ödemedikleri ve arabayı hemen …’ın eniştesi olan sanık …’a noter satışı yaparak devrettikleri şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1)Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.