Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67968 E. 2013/11541 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67968
KARAR NO : 2013/11541
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın sahibi olduğu … Eczanesinde yapılan inceleme sonucunda, on iki kişiye ait reçetede yer alan 11 adet ilaç küpürünün sahte olduğu ve bunların da 3.539.16 TL olarak kuruma fatura edildiğinin tespit edildiği, böylece sanığın kamu kurumu zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
Reçetelerde isimleri yazılı hastaların bilgi sahibi sıfatıyla dinlenerek, söz konusu ilaçları nerden aldıkları ile gerçekte bu ilaçları kullanıp kullanmadıklarının sorulması, ilgili ilaç firmalarına yazı yazılarak, sahte olduğu belirtilen ilaçların kendileri tarafından eczaneye
gönderilip gönderilmediğinin tespit edilmesi, firmalar tarafından gönderilecek ilgili bilgi ve belgelerin dosya içerisine konulması, daha sonra dosyanın, içerisinde eczacılık, ilaç, sağlık ve sosyal güvenlik alanında uzman bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, sahte olduğu belirlenen ilaçlarla, gerçek olanlarının getirtilip karşılaştırılması suretiyle, ilaç firmaları aracılığıyla eczaneye gönderilen ve fatura edilen ilaçlarla, reçete sahiplerine verilen ilaçların kodlarının aynı olup olmadığı, gerçek ilaçlarla sahte olarak oluşturulan ilaçların, şekil, renk, büyüklük, üzerindeki yazılar ve içerik itibariyle birbirlerine benzeyip benzemedikleri ve ilk bakışta sahte olup olmadıklarının anlaşılıp anlaşılmadığı, bu anlamda aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınması ve mahkemece bu hususun değerlendirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.