Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67356 E. 2013/10781 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67356
KARAR NO : 2013/10781
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, aralarındaki alışveriş nedeniyle şikayetçi …’tan iki adet çek aldığı, almış olduğu 3679171 seri numaralı, 05.05.2006 keşide tarihli, 1100,00 TL meblağlı çekin keşide tarihini 05.03.2006, mablağını ise 2100,00 TL haline getirdiği ve Orhangazi Vakıfbank şubesine ibraz ederek karşılığı olan parayı tahsil ettiği, şikayetçinin çeke ilişkin meblağa itirazı üzerine sanığın tahrifat sonucu haksız elde ettiği 1000,00 TL parayı iade ettiği, yine aynı alışveriş sırasında aldığı 3679175 no’lu çekin 05.06.2006 olan keşide tarihini 05.04.2006, 1100,00 TL olan meblağını ise 3100,00 TL olarak düzelterek …’e ciro ettiği, hamili tarafından bankaya ibraz edilmesi üzerine çeke ilişkin ödeme yasağının bulunması karşılığının ödenmediği anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 Sayılı TCK’nın 158/1.madde ve fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği ve haksız menfaatin 3000 TL olduğu gözetilmeden, 200 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.