Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/25622 E. 2013/10519 K. 05.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/25622
KARAR NO : 2013/10519
KARAR TARİHİ : 05.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin, eşiyle arasının iyi olmadığı bu durumun düzeltilmesi umuduyla kayınvalidesi tanık … ile birlikte, çevrede hoca lakabıyla meşhur olan sanığın lokantasının üst katına giderek sıraya girdikleri, önlerinde birkaç tane kadının da sanığa muska yazdırmak için sırada bekledikleri, o bayanların teker teker muska yazdırıp dışarı çıkmasından sonra şikayetçinin kayınvalidesi ile birlikte sanığın odasına girdiği ve 10 TL karşılığında sanığın, şikayetçiye muska yazarak verdiği, sanığın şikayetçiye daha sonra tekrar gel, sana bir şeyler daha yapayım demesi üzerine 3-4 gün sonra şikayetçinin tekrar sanığın yanına gittiği, sanığın “eşine gavur büyüsü yapmışlar, bunu bozmamız lazım” diyerek yine muska yazıp şikayetçinin 300 TL parasını aldığı ve tekrar gelmesini söylediği, şikayetçinin 1 hafta kadar sonra tekrar aynı yere giderek büyünün bozulmadığını söylemesi üzerine sanığın büyünün kilit büyüsü olduğunu, ancak cinsel ilişkiye girmeleri halinde büyünün bozulacağını söylediği, şikayetçinin,sanığın bu teklifini kabul etmemesi üzerine bu kez de sanığın, büyüyü bozmak için aşağıdan kilit alıp gelmesini söylediği, şikayetçinin kilit alıp sanığa verdiği, sanığın da 4 parça muska yazıp, okuyup, karşılığında 2.000 TL parayı şikayetçilerden aldığı, şikayetçinin büyünün yine bozulmadığını, eşinin bu durumu duyunca aralarının daha da bozulduğunu, boşanma aşamasına geldiklerini belirterek sanık hakkında şikayetçi olduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.