YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4974
KARAR NO : 2021/6943
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kısmen kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucunda araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp malul kaldığını, davalı tarafından 2014 yılında tazminat ödemesi yapıldığını, aradan geçen zamanda davacının maluliyetinin arttığını, artan maluliyete ilişkin zarardan da davalının sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL. kalıcı maluliyet tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 04.10.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini 106.397,58 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacıya 02.01.2014 ve 22.05.2014 tarihlerinde yapılan toplam 97.220,14 TL’lik ödeme ile sorumluluğun son bulduğunu, ibradan sonraki 2 yıl içinde dava açılmadığından hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kısmen kabulü ile 84.305,66 TL. tazminatın 02.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına; KTK’nın 111. maddesi gereği ibradan sonraki 2 yıllık hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK’nın 111. maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup re’sen dikkate alınması gerekir.
Davalı tarafından 02.01.2014 ve 06.05.2014 tarihlerinde yapılan ödemeler nedeniyle verilen ibradan sonraki 2 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı savunulmuş ve İHH tarafından davalı yanın bu savunması yerinde bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın, 2014 yılında tazminat ödemesi yapıldıktan sonra geçen süre içinde davacının maluliyetinde artış olduğu iddiasına dayalı olarak artan maluliyet için tazminat talep ettiği dikkate alındığında, İHH tarafından sadece 2014 yılındaki ödeme ve ibra tarihinin esas alınıp karar verilmesi, yanılgılı bir değerlendirmedir.
İHH’nin itiraz üzerine incelediği UHH kararına esas kabul edilen … Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 18.05.2018 tarihli raporuyla, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranı % 42 olarak saptanmıştır. Her ne kadar dosyada mevcut değilse de hakem kararı içeriğine göre, davalının 2014 yılındaki ödemesine esas aldığı maluliyet oranının % 32 olduğu anlaşılmaktadır. Her iki rapor arasında maluliyet oranları bakımından fahiş fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyet oranında zaman içinde ortaya çıkan gelişen durum olup olmadığı konusunda yapılmış bir araştırma da yoktur. Davacıya % 32 maluliyet oranı üzerinden tazminat ödemesi yapan davalının hukuki durumunun, maluliyette gelişen durum olup olmadığı sorunu çözüldükten sonra değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti’nce; davalı … şirketinden 06.05.2014 tarihindeki ödemelerine ilişkin hasar dosyasının (bilhassa hesaba esas alınan maluliyet raporunun) getirtilmesi, davaya konu kazadaki yaralanmalara ilişkin davacının 2014 yılından sonraki dönemde gördüğü tedavilere ilişkin belgelerin davacı taraftan temin edilmesi, anılan maluliyet raporu ile belirtilen tedavi belgelerinin toplanmasından sonra, davacının dosyaya sunduğu % 42 maluliyet belirleyen 18.05.2018 tarihli rapor ve davadan önce davalının ödemesine esas kabul ettiği % 32 maluliyet belirleyen rapor arasında fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı- 2014 ile 2018 yılları arası süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında, rapor düzenleyen Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ya da en yakın üniversite hastanesi adli tıp bölümünden rapor alınması; maluliyette gelişen durum olduğunun raporla saptanması halinde, maluliyet artışının ortaya çıktığı ve davacı tarafından bunun öğrenildiği tarihin net biçimde saptanması ile belirlenen tarihten sonraki 2 yıl içinde artan maluliyet oranı üzerinden davacının tazminat talep hakkı bulunacağı gözetilerek (önceki hasar dosyasında verilen ibranın kapsamı da dikkate alınmak suretiyle) karar verilmesi; maluliyette gelişen durum bulunmadığının saptanması halinde ise KTK’nın 111.maddesi gereği hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.