YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24033
KARAR NO : 2013/7116
KARAR TARİHİ : 17.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararın tebliğ tarihinde sanığın cezaevinde olması nedeniyle tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, 04.08.2010 günlü temyiz isteminin süre yönünden reddine dair ‘ek karar’ kaldırılarak yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, “Arabam.com” isimli bir internet sitesinde … marka 2007 model aracı 57.000 TL’ye satışa çıkardığı, ilanda bulunan telefon numarasını arayan katılana kendisini … olarak tanıtıp, aracın satımı hususunda anlaşma sağlandıktan sonra 5.000 TL kaporanın … adına kayıtlı bulunan posta çeki hesabına yatırmasını
söylediği, katılanın posta çeki hesabına 5.000 TL yi havale ettiği, bu paranın sanık tarafından aynı gün çekildiği, katılanın aracı teslim almak üzere İstanbul iline arkadaşı tanık …’i gönderdiği ancak sanığın cep telefonuna cevap vermeyerek söz konusu aracı teslim etmediği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eyleminin bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 17.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.