YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1676
KARAR NO : 2021/7418
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ :İzmir 12.Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Asıl davada davacı …Ş. vekili; müvekkili ile dava dışı borçlu … Gıda Hayv. Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 17/03/2015 tanzim ve 18/04/2016 vade tarihli 580.000,00 TL bonoya, … ve …’nin müşterek borçlu/müteselsil kefil olduğunu; bono bedeli ödenmediğinden İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2016/8033 E. Sayılı dosyası ile yapılan takipte, alacağı karşılayacak miktarda, menkul, gayrimenkul mal ile başkaca hak ve alacak bulunamadığı, mevcut mal varlığı değerinin rehinlerinin dahi karşılamadığı, davalı borçluların takipten kısa bir süre önce tüm mal varlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptığı, malları elden çıkardıklarının tespit edildiğini, davalı borçlu …’nin maliki olduğu dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devrettiğini belirterek; davalarının kabulü ile davalıların alacaklıları zarara
sokmak kastıyla yaptıkları devir işlemlerinin İİK. md. 277 vd. uyarınca İptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 1.davada …Bankası …vekili; davacı bankanın davalı …’ye 18/06/2010 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin ödenmemesinden dolayı İzmir 13. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11540 sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçtiklerini, alacağı karşılayacak miktarda menkul, gayrimenkul veya başka hak ve alacak temin edilemediğini, ancak davalı tarafından dava konusu taşınmazların diğer davalılara devredildiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2.davada davacı ….vekili; dava dışı …. Yumurta Gıda Hayv. Nak Ltd. Şti ile müvekkili olduğu banka arasından 12/10/2015 tarih 1.000.000,00 TL bedelli kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı … …’nin kredi sözleşmesinin müşterek borçlu müteselsil kefili olduğunu, kredi borcunun ödenmemesinden dolayı İzmir 10. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11129 esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takip sonucunda davalının mal varlığına rastlanılmadığını ancak davalı tarafından dava konusu taşınmazların diğer davalılara devredildiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 3.davada davacı …Ş. vekili; müvekkili banka ile davalı … arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi geri ödemelerinin yapılmaması üzerine davalı hakkında İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2016/6681 Esas sayılı dosyasında genel haciz yolu ile takip işlemlerine başlandığını, takip sonucunda davalının mal varlığına rastlanılmadığını ancak davalı tarafından dava konusu taşınmazların diğer davalılara devredildiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalılar … ve … vekili; müvekkili Günnaz’ın davaya konu taşınmazı gerçek devir ile bedelini ödeyerek satın aldığını, ödemelerin banka kanalıyla yapılmasının devir işleminin gerçek olduğunu gösterdiğini, diğer müvekkili Sibel’in de davaya konu taşınmazın satılık olduğunu öğrenmesi üzerine, taşınmazın maliki ile pazarlık yaptığını bedelini satıcıya banka kanalıyla ödediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davalı … vekili; davaya konu taşınmazların bedelini diğer davalı …’ye 05/02/2016 tarihli İş bankasına ait dekont ile ödediğini, müvekkili ile davalı … arasında akrabalık ve ticari ilişkinin de söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davalı … vekili; tasarruf tarihinde henüz takibe konu borcun doğmadığını, müvekkili tarafından diğer davalılar …, …, … ve …’a yapılan taşınmaz satışlarının gerçek satışlar olduğunu, satış bedeli ile ilgili dekontların mevcut olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Asıl ve birleşen davalarda davalı …; davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğu, borçlunun mali durumunu bildiği ve bilebilecek konumda olduğu, asıl borçlu şirket ile bir kısım davalılar arasında ticari ilişkinin de bulunduğu, ayrıca işçi-işveren ilişkisi içerisinde oldukları anlaşıldığından davalılar arasında yapılan devir işlemlerinin davacı alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak yapıldığı kanaatine varılarak asıl ve birleşen davaların
kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalı … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı … vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre asıl dava(İzmir 12.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/253), Birleşen 1.dava (İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/504), Birleşen 2.dava (İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/557) yönünden davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının, Birleşen 3.dava(İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/288) yönünden davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, İİK.’nın 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, birleşen 3.davada(İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/288) davacı …vekili temyiz aşamasında ibraz ettiği 04/04/2021 tarihli dilekçesinde; davaya konu alacağının tahsil edildiğini, dava dayanağı olan icra takip dosyasının kapatıldığını ve bu dosya yönünden davanın konusuz kaldığını beyan ettiğine göre; birleşen 3.davada(İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/288) davacı …’nın alacağına ilişkin dava konusu icra dosyası getirtilerek bu davacının alacağının tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılması, alacağın tamamının ödenmiş olması halinde konusu kalmayan birleşen 3.dava(İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/288) hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asıl dava(İzmir 12.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/253), Birleşen 1.dava (İzmir 8.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/504), Birleşen 2.dava (İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/557) yönünden davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının, Birleşen 3.dava(İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/288) yönünden davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen 3.dava(İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/288) yönünden davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.