Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/33 E. 2013/11612 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/33
KARAR NO : 2013/11612
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile kredi kartı almak için Fortisbank’a müracaat ettiği, kredi kartı başvuru formu ve kredi kartı sözleşmesini doldurduğu, müracaat belgesinde gösterdiği adreste oturduğunu kanıtlamak için … adına sahte olarak kira kontratı ve ev sahibine verilmek üzere düzenlenmiş senet tanzim ettiği, ancak Fortisbank Genel Müdürlüğünün kontrol ve teyit amaçlı olarak kredi kartı başvurusunu incelediğinde, başvuru belgesinde belirtilen telefon numaralarından …’a ulaşıldığı ancak …’ın Fortisbank’tan herhangi bir kredi kartı başvuru talebinde bulunmadığını beyan etmesi üzerine durumun anlaşıldığı, şeklinde gerçekleşen eylemin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 37/2.maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden suçun hukuki vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.