YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67083
KARAR NO : 2013/10623
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık hakkında mağdur …’e karşı gerçekleşen dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yaklaşık 22 yıldır görmediği ancak Antalyada yaşadığını bildiği askerlik arkadaşı olan tanık … Sarıyer’in yanına giderek Antalya’da bir ihaleye katıldığını ve sonucunu beklediğini söylediği, birkaç gün tanık …’ın evinde misafir olarak kaldığı, bu süre zarfında tanık …’ın akraba ve arkadaşları ile tanışarak kendisini emekli subay olarak tanıttığı, tanık …’ın kardeşi olan mağdur … ile konuştuğu bir sırada oğlunun işsiz olduğunu söyleyen mağdura Ankara’da tanıdıkları olduğunu, yılbaşında işçi sınavları olacağını, oğlu …’ı da Antalya Devlet Hastanesinde işe aldıracağını söylediği, mağdur …’in oğlunun daha önce elektrik meslek yüksek okulunu bitirdiğini öğrenmesi nedeniyle bitirdiği bölüme uygun olarak hastanede jeneratör işlerine bakacağını söyleyerek Ankara’da yapılacak sınavlarda kullanılmak üzere 72 TL ile nüfus cüzdanı istediği, mağdur …’den 72 TL ve oğluna ait nüfus cüzdanını aldıktan sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sırasıyla “120 gün”, “100 gün” ve “2.000 TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”, “4 gün” ve “80 TL2 adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında mağdur …’a karşı gerçekleşen dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın, tanık …’ın kayınpederi olan … ile birlikte hasta ziyareti için gittiği Finike ilçesi … köyünde özürlü kızı olan mağdur … ile tanıştığı, mağdura ve orada bulunanlara da kendisini emekli subay olarak tanıttıktan sonra mağdura kızının maaşa bağlanıp bağlanmadığını sorduğu, mağdurun cahil insanlar oldukları için konuyla ilgilenemediklerini söylemesi üzerine mağdura “tamam, bu işini halledip malulluk aylığını bağlatacağım” demesi üzerine mağdurun doktor raporu olmadan bu konuyu nasıl halledebileceğini sorduğu, sanığın “Emekli Sandığında tanıdıklarım var, Ankara’yla bu iş için görüşeceğim kişiler var” diyerek telefonla birileri ile görüşme yaptığı, görüşmede “ne kadar masraf tutar?” diye sorduktan sonra mağdura 85 TL masrafı olduğunu söyleyerek mağdurun kızına ait kimlik bilgilerini bir takvim yaprağına yazdığı ve mağdur …’dan masraf adı altında 85 TL aldıktan sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, Emekli Sandığındaki tanıdıklarının kim olduğuna dair bilgi vermeyen sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.