YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67556
KARAR NO : 2013/11621
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma” suçundan açılan kamu davası sonunda verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede,
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; … Seyehat Nakliye A.Ş. İzmir bölge müdürlüğünde muhasebe bölümünde görevli olan sanığın biriken kredi kartı borçlarını ödeyememesi nedeni ile borçlarının asgari limit tutarlarını şirketten almış olduğu paralarla karşılayıp daha sonra bu miktarları yerine koyarak ödemeye çalıştığı, ancak kredi kartları borçlarının yüksek miktarda birikmesi sonucunda ödeyemez duruma geldiği, her ay bu şekilde şirketten almış olduğu paralarla kredi kartını ödemek için aldığı toplam miktarın 61.000 TL ye ulaştığı, şirketçe yapılan muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda sanığın zimmetine para geçirdiğini itiraf ettiği olayda “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak
Katılanın, sanığın zararı kısmen giderdiğini kabul etmesi karşısında, TCK.’nun 168. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın rıza gösterip göstermediğinin tespiti yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak; 5237 sayılı TCK’ nun 53.maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.