Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66344 E. 2013/10604 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66344
KARAR NO : 2013/10604
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; hayvan ticareti ile uğraşan sanıkların, katılan …’dan 48 adet küçükbaş hayvan, katılan …’ dan iki adet inek, katılan …’dan 2 adet inek, 2 adet buzağı, katılan …’dan 1 inek, katılan …’dan 1 adet dana, katılan …’tan 70 adet küçükbaş hayvan satın aldıkları, ancak ücretlerini ödemedikleri ve akabinde Pamukova’da bulunan ahırlarını ve evlerini boşaltarak ortadan kayboldukları, bu şekilde katılanlara karşı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların olay tarihi öncesinde Pamukova’ya gelip yerleştiklerini, yaptıkları alışverişler karşılığında ücretlerini ödeyerek hayvan satın aldıkları, ancak son olarak katılanlardan almış oldukları malların ücretlerini işlerinin bozulduğu gerekçesi ile ödeyemedikleri, sanıklar ile katılanlar arasında konusu hayvan alım satımı olan vadeli akitler yapıldığı, dolandırıcılık suçunun oluşması için akdin yapıldığı esnada karşı tarafın iradesini akdi yapma yönünde etkileyebilecek hileli davranışlar kullanılması gerektiği, taraflar arasında bu anlaşma yapılırken, katılanlara karşı hileli davranışlar kullanıldığına dair delil bulunmadığı, sanıklar ve katılanlar arasındaki anlaşma gereğince sanıklar tarafından edimin yerine getirilmemesi nedeniyle doğan hukuki ilişki dışında, hile oluşturan bir davranış bulunmadığı, ihtilafın hukuki anlaşmazlık niteliğinde olduğu gerekçesiyle, sanıkların atılı suçtan beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.