YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10154
KARAR NO : 2013/12201
KARAR TARİHİ : 01.07.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
1-Sanık …’ın, katılana ait olan 3500 metrekarelik araziyi traktörle sürerek içerisindeki 30 adet üzüm omcasına zarar verdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında suça konu taşınmazın 7000 metrekarelik kısmının kendisiyle birlikte kardeşlerine ait olduğunu, burayı katılanın kardeşiyle annesinin kendilerine sattığını, ancak katılanın payına düşenden daha fazla alana ekim yaptığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, tapu kayıtlarından söz konusu taşınmazın toplam büyüklüğünün 10600 metrekare olduğu ve tümünün katılanın babası olan … adına kayıtlı olduğu görünmekte ise de, taşınmazın, …’in vefatından sonra katılan ile tanıklar … ve …’a intikal ettiği, ancak tanıkların kendi hisselerine düşen 7000 metrekarelik alanı harici olarak sanığın babasına sattıklarının tanık …’nin beyanlarından sabit olduğu gibi, taraflar arasında bu konuda bir ihtilafın da söz konusu olmadığı, katılan …’nin de daha önceleri …’da yaşamaması nedeniyle kendisine ait payın kullanımına sanığın annesi, kendisinin de aynı zamanda kayınvalidesi olan … Ocak’a bıraktığı, yine mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler de suça konu yeri
fiilen 17 yıldır sanığın ekip biçtiğini ve arazinin ifrazının yapılmaması nedeniyle katılanın yerinin belli olmadığını belirtmeleri ile keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sanığın sürdüğü alanın 3500 değil, 116.00 metrekare olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın, katılanın ekim yaptığı arazinin bir kısmının kendisine ait olduğu inancıyla hareket ettiği, bu nedenle de üzerine atılı suçları işleme kastının bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanığın, katılana ait araziyi traktörle sürerek içerisindeki 30 adet üzüm omcasına zarar vermekten ibaret eyleminin sübutu halinde, mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarını oluşturacağı, 5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, her iki suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,
3-Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan hüküm kurulurken, hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
4-Sanık hakkında TCK’nın 154. maddesi gereğince uygulanan hapis cezasının ertelenmiş olmasına rağmen, aynı kanunun 51/3. maddesi uyarınca denetim süresinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5-5237 Sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında, aynı kanun maddesinin 1. bendinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.