Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/28691 E. 2013/18947 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28691
KARAR NO : 2013/18947
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; mağdur …’nın hissedarı olduğu … ilçesi bulunan taşınmazın 39 metrekarelik hissesi … Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 24/01/2008 tarih ve 62/393 sayılı encümen kararı ile kamulaştırıldığı, bu bedelin tespiti ve yerin tescili için mağdur Şükrü aleyhine … Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca açılan davanın … 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılaması sonucunda 11/09/2009 tarihinde kamulaştırma bedelinin 45.174,23-TL olarak tespiti ile buradaki tesis müştemilat ve hissenin … Büyükşehir Belediyesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, yargılama sırasında belediye başkanlığınca 45.174,23-TL’nin … Adliye Şubesi’nde mağdur … adına açılan 3 aylık vadeli bir hesaba yatırılarak depo edildiği, kararların davalı olan mağdur …’ya ulaşılamadığından ilan yoluyla tebliğ edildiği, bu nedenle karardan ve bankadaki paradan mağdurun haberi olmadığı, bu durumu bir şekilde öğrenen sanığın ele geçirilemeyen mağdur … kimlik bilgilerini içerir kendi fotoğrafı bulunan sahte olarak oluşturulmuş nüfus cüzdanı ile 16/06/2011 tarihinde … 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak kendisini … olarak tanıtıp … ismiyle yazdığı ve imzaladığı dilekçe ile bankadaki kamulaştırma bedelinin ödenmesini talep ettiği, ancak hesapta mağdur …’nın bir başka borcu nedeniyle haciz bulunması nedeniyle ödeme yapılamayacağından talebinin reddedildiği, bunun üzerine sanığın bahsi geçen haczi koyan … 28. İcra Dairesi’ne giderek söz konusu 2011/3200 takip dosyasına aynı gün hesabın çıkarılmasını talep ettiği ve buna dair tutanağı yazıp … ismi ile imzaladığı ve toplam 912,68.-TL olan borcu aynı gün ödeyerek hesaptaki haczin kaldırılması için gerekli olan belgeyi aldığı, bu belge ile tekrar … 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gidip paranın ödenmesini istediği, hesapta haczin olmadığını belirleyen görevlilerin bahsi geçen hesaptaki paranın …’ya ödenmesi hususunda ilgili banka şubesine müzekkere yazıldığı, bu müzekkere ile bankaya giden sanığın burada görevli bulunan tanık …’e müracaat ettiği, isimde maddi hata gören görevlinin mahkeme kalemini telefonla arayarak bu durumu teyit ettiği ve hatanın düzeltilmesi için evrakı mahkemeye götürmek üzere sanığa geri verdiği, sanığın mahkemeye giderek müzekkeredeki maddi hatayı görevlilere düzelttirdiği, tekrar bankaya gelen sanığın bu belgeyi tanık …’a ibraz ettiği, görevlinin mahkeme tarafından yazılan bu müzekkereye istinaden sanığın ibraz ettiği sahte kimliği de anlayamadığı için mağdurun adına bulunan hesaptaki 49.619,46.-TL’yi sanığa verdiği ve sanığın ödeme belgesini de … ismiyle imzaladığı anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.