Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22376 E. 2013/2088 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22376
KARAR NO : 2013/2088
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından dolayı şüpheli … hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sırasında, 21/05/2012 ve 13/08/2012 tarihleri arasında 0 537 022 69 23 numaralı cep telefonu ile ilgili iletişimin tespiti talebinin reddine dair Ankara 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 05/10/2012 tarihli ve 2012/975 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine ilişkin Ankara 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 09/10/2012 tarihli ve 2012/402 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/12/2012 gün ve 2012/17521/67785 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2012 gün ve 2012/303890 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135/1.maddesinde yen alan “Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.”
Aynı Kanun’un 135.maddesinin 6.fıkrasında “Bu madde kapsamında dinleme, kayda alma, ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler….sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.”
Şeklindeki düzenlemelerde ve Yargıtay 5.Ceza Dairesinin 03/10/2005 tarihli ve 2005/14969-20489 sayılı ilâmı birlikte değerlendirildiğinde, soruşturma evresinde telefonla yapılan görüşmelere ilişkin detay bilgilerinin yani telefonla yapılan bağlantıların kimlerle ve ne zaman yapıldığının belirlenmesi anlamına gelen tespitin, 5271 sayılı Kanun’un 135/6.maddesi kapsamı dışında kaldığı, hangi suça ilişkin olursa olsun, telefondan kimlerle, ne zaman görüşüldüğüne dair tespitin, 5271 sayılı Kanun’un 135/1.maddesi uyarınca hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla mümkün olacağı, somut olayda da adı geçen şüpheliye ait olan cep telefon numarasının arayan ve aranan telefon dökümlerini içerecek şekilde detay bilgilerinin istendiği dikkate alınmaksızın itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Müşteki vekilinin şikayet dilekçesi içeriğinden eylemin 5237 sayılı TCK.nın 245/3 maddesinde düzenlenen banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçuna temas ettiği anlaşılmakla; Yargıtay Kanunu’nun değişik 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (8.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili daireye sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,06.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.