Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18399 E. 2013/17822 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18399
KARAR NO : 2013/17822
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; … Merkez, …postanelerinde posta dağıtıcısı ve personeli olan temyize gelmeyen sanıklardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …,… ve …’in yakınlarını tedavi yardım beyannamesinde beyan ettiği ve sanıkların bu yakınları için sağlık karneleri aldıkları, çeşitli sağlık
harcamaların nedeniyle haksız ödeme yapılmasını sağladıklarından bahisle SGK zararına dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açıldığı, eylemleri nedeniyle sanıkların çalıştığı kurumun mevzuatı çerçevesinde sağlık yardımlarından yararlanma ve sağlık karnesi düzenlenirken kanunun açıkça yükümlendirdiği halde bizzat sanıklarca kendi ve yakınlarının durumlarını dosdoğru bildirme yükümlüğüne aykırı davranarak bakmakla yükümlü olduklarından bahisle memura yalan beyanda bulundukları anlaşıldığından eylemlerine uyan TCK’nın 206/1. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıklardan … PİM Müdürü olan …’ın Müdür Yardımcısı olan … ve …’ın, Yahyalı … Merkez Müdürü olan …’ın, … … Merkez Müdürü olan … hakkında da; personel tarafından verilen tedavi yardım beyannamelerini mevzuat gereğince kontrol etmeyerek ilgililerin kurumdan usulsüz sağlık hizmeti almasına neden olduklarından bahisle, yine sanıklar … … Başmüdürlüğü Sağlık ve Sosyal İlişkiler Müdürlüğünde suç tarihinde Şef olarak çalışan … ve aynı birimde memur olarak çalışan … hakkında da; personel tarafından verilen tedavi yardım beyannamelerini mevzuat gereğince kontrol etmeyerek ilgililerin kurumdan usulsüz sağlık hizmeti almasına neden olduklarından bahisle kamu kurumu olan SGK zararına dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açılmış ise de; posta dağıtıcı ve personeli olan sanıklarla ilgili hususlar nedeniyle bu sanıkların eylemlerindeki kasıtlarına ortak olmalarının olayın doğal akışı içerisinde ve hayatın olağan cereyan tarzına aykırı olduğundan, bu sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun unsurları bakımından oluşmadığından beraatlarına yönelik mahkemenin kabulün de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.