YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24711
KARAR NO : 2013/8548
KARAR TARİHİ : 08.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut Olayda;sanıklar … ve… ile kamyon şoförlüğü yapan sanık … arasında olaydan önce yapılan anlaşmaya göre sanık …’in…a kamyon alacağı, bu kamyonla yapılacak nakliye işlerinde yüklenen malın sanıklar tarafından satılacağı ve sanık …’nın pay alacağı, bu anlaşma çerçevesinde sanık …’nın üzerine kayıtlı… plakalı kamyonla katılanın iş yaptığı nakliyat firmasının yönlendirmesi ile …’a geldiği, katılan ile 15140 kg. Kestanenin …’da bulunan bir şirkete teslimi konusunda sözleşme yapıldığı, yüklenen kestanenin …’ya gönderilmek üzere yola çıktığı, diğer sanıklar … ve…’ın önceden yapılan anlaşma gereği sanık …’yı araç ile bekledikleri, buradan …’ya geçip kestaneleri boşalttıkları ve sattıkları, anlaşılmakla güveni kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik ggörülmemiştir,
5237 sayılı TCK’nın 62.maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmaması mahkemenin takdirinde olup, takdir hakkının uygulanması yönünde kullanıldığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu konuya ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir
Yapılan yargılamaya, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-5237 sayılı TCK’nın 5 ve 53.maddeleri ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 1.maddesi hükmü gereğince sanık … hakkında 2918 sayılı Yasa’nın 119.maddesinin uygulanmasına olanak bulunmaması,
2-Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas ilamı bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması
3-TCK’nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık … hakkında 2918 sayılı Kanun’un 119. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkarılması,5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin çıkarılarak yerine “sanıkların, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a,b,c,d,e bentlerinde belirtilen haklardan, mahkûm oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına”,ve “sanık …’ın … Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/724 Esas, 2002/27 Karar sayılı tekerrüre esas mahkumiyeti nedeni ile hükmolunan cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” denilmek suretiyle suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.