Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/25905 E. 2017/16065 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/25905
KARAR NO : 2017/16065
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/01/2014 tarihinde davalıya ait … malzemeleri üreten işyerinde ustabaşı olarak işe başladığını, işyerinde yaklaşık 60 çalışanı olduğunu, işyerinde aralarının iyi olmayan bir … arkadaşının çirkin bir iftirasına maruz kaldığını ve işveren tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak işten çıkartıldığını, davalı şirketin, davacıyı işten çıkarırken İş Kanunu’nun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediğini, fesih bildirimini yazılı olarak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olmasına rağmen davacının sözleşmesini sözlü olarak feshettiğini ileri sürerek, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ile işe iadesine ve sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, öncelikle davacının iş akdinin haksız ve hukuka aykırı sonlandırıldığı iddiasını kabul etmediklerini, İş Kanunu 25/II-c maddesinde yer alan olguya dayalı olarak davacının iş akdinin feshedildiğini, müvekkil firmada çalışan bir bayanın hiçbir gerekçe göstermeksizin kendi isteği ile işten ayrıldığını ve şirketin buna saygı duyduğunu ancak daha sonra yaşanan olaylar çerçevesinde olayın taciz olayı olduğunu bu nedenle davacının bayanın yakınları tarafından darp edildiğini, bu durumun işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerektiğini, İş Kanunu’nun 25/II bendinde yer alan “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” nedeniyle yapılan fesihlerde işverenin işçinin savunmasını almak yükümlülüğü bulunmadığı gibi 19. maddede belirtilen fesih bildirim yazısı ve sebebi açıkça yazma gibi hükümleri bu madde kapsamında yer almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacının iş akdinin 28/04/2015 tarihinde 4857 sayılı iş kanunun 25. Maddesinin II/c bendi (işçinin işverenin başka bir işçisine tacizde bulunması nedeniyle) feshedildiği bildirilmiş ise de davacının taciz ettiği iddia edilen işçinin davalı şirkete veya resmi kurumlara herhangi bir şikayetinin olmadığı, davalı şirket tarafından iddia edilen konuya ilişkin herhangi bir tutanak veya buna benzer bir belge düzenlenmediği, davalının, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. fıkrasının c bendi uyarınca işçinin işverenin diğer bir işçisine cinsel tacizde bulunması, haklı fesih nedeni olarak belirtilmiştir. İşçinin cinsel taciz niteliğinde olmamakla birlikte uygunsuz sayılabilecek davranışlarda bulunması ve bu davranışlarının işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde, örneğin bir bayan işçisine telefon etmesi, yemeğe davet etmesi, ısrarlı davranması gibi geçerli nedenden söz edilebilir.
Dosya içeriğine göre ve özellikle tanık anlatımlarından işyerinde davacı hakkında bir kadın işçiye tacizde bulunduğu yönünde söylentiler olduğu, dedikodu çıktığı, kadın işçinin işverene bir şikayetinin bulunmadığı, ancak yakınlarının davacıyı işyeri dışında durakta dövdükleri, işverenin bu taciz iddialarını duyum üzerine öğrendiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar tacizin boyutu anlaşılamamış ve bu nedenle haklı fesih nedeni gerçekleşmemiş ise de, kadın işçinin yakınlarının işyeri dışında davacıyı darp etmeleri, taciz konusunda işyerinde söylentinin bu nedenle çıkması değerlendirildiğinde bu durumun işyerinde olumsuzluklara yol açtığı ve iş akdinin işveren açısından devamının beklenemeyeceği açıktır. Fesih geçerli nedene dayandığından, davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 25,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 18/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.