YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13745
KARAR NO : 2017/11334
KARAR TARİHİ : 21.09.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili,12/02/2014 tarihinde haciz yapılan işyerinin boş olarak müvekkili tarafından kiralandığını, hacze konu mahcuzların müvekkiline ait olduğunu,davalı borçlu ile müvekkili arasında herhangi bir ilişki olmadığını, istihkak iddialarının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, istihkak davası açma hakkının müvekkili bankada olduğu halde davacı 3.kişinin iş bu davayı açtığını oysa istihkak davası açılması için süre verilmemiş olup,taraflarınca da istihkak davası açılmadığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı olduğunu ancak dava taraflarınca kabul edildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı alacaklı vekilinin ön inceleme aşamasında henüz duruşma yapılmadan önce dosyaya kabul beyanı sunarak davacı 3.şahsın istihkak iddiasını kabul ettiği,bu şekilde alacaklının kabul beyanı ile davaya konu mahcuz mal üzerindeki haczin kalkmış olduğu,davanın istihkak davası olması nedeni ile geçerli bir haczin varlığının davanın görülmesinin ön koşulunu oluşturduğu, netice olarak mahcuz üzerindeki haczin kalkmış olması nedeni ile davanın kabulüne, alacaklı davalının istihkak iddiasının kabulü ile davaya konu mahcuzlar üzerindeki haciz kalkmış olmakla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosyada bulunan bilgi, belge ve beyanlara göre; davalı alacaklının, davayı kabul yetkisiyle donatılan vekili 20.11.2014 tarihinde mahkemeye sunduğu beyan dilekçesinde, açılan davayı kabul ettiklerini bildirmiştir. Bu durumda, Mahkemece, kabul nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece hem davanın kabulü hem de davaya konu mahcuzlar üzerindeki haciz kalkmış olmakla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması doğru olmamış ise de davanın esası temyiz konusu yapılmadığından bu husus bozma konusu yapılmamıştır. -//-
Öte yandan; 6100 sayılı HMK’nun 312/1. maddesi hükmüne göre, kural olarak davalı tarafın davayı kabul etmesi halinde yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması, bunun sonucu olarak davacı tarafın yaptığı giderlerin davalıdan tahsiline, vekille temsil edilmiş ise davacı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre; davanın kabulü halinde davalı tarafın yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için davayı kabul etmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda ve birlikte kabulün en geç taraf teşkilinden sonraki ilk duruşma oturumunda yapılması ve davalının hal ve durumu itibarı ile dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Bu iki koşuldan herhangi birinin gerçekleşmemiş olması halinde davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekeceği kuşkusuzdur.
Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi gereği muhakemenin ilk celsesinden önce cevap dilekçesi ile davanın kabul edilmesi halinde karar ve ilam harcının üçte biri ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesine göre; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı öncesi davanın kabul edilmesi nedeniyle tarife hükümleri ile belirlenen ücretlerin yarısına hükmedilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davalı alacaklı vekili ön inceleme aşamasında henüz duruşma yapılmadan önce davayı kabul ettiklerini bildirdiğine göre 6100 sayılı HMK’nun 312. maddesi; Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi ile Samsun 2 İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/569 esas 594 karar sayılı takibin devamına dair kararı üzerine davacı, 3.kişinin dava açmakta hukuki yararı bulunduğu ve alacaklı tarafından dava açılmadan önce istihkak iddiası kabul edilmediği hususları birlikte değerlendirilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden iadesine 21.9.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.