YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8780
KARAR NO : 2017/6154
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2015 tarih ve 2014/188-2015/750 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 10/02/2013 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme gereğince taahhütlerini yerine getirdiğini, davalı …’nun sözleşmeyi müşterek ve müteselsil borçlu sıfatıyla imzaladığını, müvekkilinin alacağının ödenmemesi nedeniyle davalılar aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, yetki itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yaptırılan imza incelemesi ile dava konusu sözleşme ve eki belgelerdeki imzanın davalı …’nun elinden çıktığının anlaşıldığı, sözleşmenin 16. m. uyuşmazlıkların çözümünde … Mahkemeleri ile icra müdürlüklerinin yetkili olduğunun öngörüldüğü, davalıların yerleşim yerinin … Adliyesi yargı sınırlarında olup, davacının yerleşim yerinin ise, … olmadığı, sözleşmeyi davalı şirketin yetkili temsilcisi imzalamamış olup, sözleşmenin son sayfasındaki müşterek müteselsil borçlu kısmı ile yine son sayfadaki davalı şirket kaşesi üzerine davalı …’nun imza koyduğu, davacının dayandığı sözleşmeyi davalı şirket temsilcisinin imzalamaması nedeniyle davalı şirketi bağlayıcı mahiyette bulunmadığı, HMK’nın 17. m. gereğince yetki sözleşmelerinin düzenlenmesi sadece tacirler arasında öngörülmüş olup, sözleşmeyi imzalayan …’nun tacir olduğuna ilişkin herhangi bir kanıt elde edilemediğinden sözleşmenin yetkiye ilişkin maddesine değer verilmediği, davalıların yerleşim yerleri …’da bulunduğu gibi, davacının yerleşim yerinin ise, mahkeme yargı sınırları içerisinde bulunmadığından takibin yetki yönünden usulüne uygun olmadığı, davalı …’nun de usulüne uygun şekilde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği gerekçesiyle, takip yetkili yerde yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.