Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/17609 E. 2017/15123 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17609
KARAR NO : 2017/15123
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

Kasten yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 86/3-a, 87/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 15 ay 37 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2017 tarihli ve 2016/563 esas, 2017/215 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2017 tarihli ve 2017/519 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 17.10.2017 tarih ve 2017/9982 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.10.2017 tarih ve 2017/59383 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın adli sicil kaydında kasıtlı bir suçtan Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2011 tarihli ve 2010/884 esas 2011/494 sayılı ilamına konu mahkumiyetinin bulunması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6-a bendinde yer alan, “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması,” koşulunun olayda gerçekleşmemiş olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, önceki mahkumiyetin 765 sayılı TCK’nin 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılacağı haller veya 3682 sayılı Adli Sicil Yasasının 8 ve 5352 sayılı Adli Sicil Yasasının geçici 2. maddesi hükümleri uyarınca silinme koşulları oluşan önceki mahkumiyetler, adli sicilden silinmiş olup olmadığına bakılmaksızın, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlardan dolayı mahkum edilen sanıklar yönünden ise, 5237 sayılı TCK da tekerrür hükümlerinin uygulanması için 58. maddesinde öngörülen sürelerin geçmiş olması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilemeyecektir.Ancak, yasal engel oluşturmayan bu mahkumiyetlerin yargılama mercilerince, subjektif koşulun ele alınmasında sanığın suç işleme eğilimi açısından değerlendirmeye esas alınmasına da bir engel bulunmamaktadır.
Somut olay incelendiğinde, Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2017 tarihli ve 2016/563 esas, 2017/215 sayılı kararıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara o yer C.savcısının, sanığın tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu, hakkında bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle itiraz edildiği, merci Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/06/2017 tarihli ve 2017/519 değişik iş sayılı kararıyla, adli sicildeki ilamın silinme koşulları oluştuğundan itirazın reddine karar verildiği, söz konusu ilamın Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2011 tarih, 2011/884 Esas, 2011/494 sayılı TCK’nin 203/1. maddesinden verilme erteli 5 ay hapis cezasına ilişkin olduğu, ilamın 12.01.2012 tarihinde kesinleştiği, denetim süresinin 12.01.2013 de dolduğu ve ilamın bu tarihte infaz edilmiş sayıldığı, bu tarihin üzerinden tekerrür uygulanabilmesi için gerekli 3 yıllık süre geçtikten sonra yargılama konusu suçun işlendiği, bu nedenle ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşularının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmakla;
Açıklanan bu nedenlerle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 22.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.