Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4190 E. 2017/6350 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4190
KARAR NO : 2017/6350
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/11/2015 tarih ve 2015/248-2015/542 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken bu ortaklıktan 31.05.2008 tarihli sözleşme ile ayrıldığını, sözleşme kapsamında şirkete ait … plakalı aracın 31.05.2008 tarihinden itibaren aylık kredi tutarının tamamının müvekkili tarafından bankaya yatırılacağının, 31.12.2008 tarihinde aracın bedelsiz olarak müvekkiline devredileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin araç kendisine devredileceği için şirketteki hisselerini devrettiğini ve aracın kredi borç bakiyesi ile diğer masraflarını ödediğini, ancak ne aracın devrinin verildiğini, ne de aracın bedelinin ödendiğini belirterek aracın trafik sicil kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde araç bedeli olan 26.000,00 TL’nin 23.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve … vekili, derdestlik ve husumet itirazı ile zamanaşımı definde bulunmuş, sözleşme tarihinde aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğunu, buna göre ifası imkansız bir edimin bulunduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirmediğini, ödemesi gereken bedeli ödemediğini, banka ödemesinin davacı tarafından değil, dava dışı … isimli firma tarafından gerçekleştirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında şirket hisse devrine karşın yapılan sözleşme gereğince … plakalı aracın davacı adına devri ve tescili istemine ilişkin olup, dava konusu aracın 3. kişiye devredildiği, yapılan incelemede aracın dava tarihi itibarıyla değerinin 16.350.00 TL olduğu, 31/12/2008 sözleşme tarihi itibariyle araçın değerinin 15.750.00 TL olduğu, davaya konu aracın mülkiyetinin davacıya nakledilmesi mümkün olmadığından bu davalıların araç bedelini davacıya ödemekle yükümlü oldukları, davalı şirket ortaklar arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığından ve davacıya karşı herhangi bir yükümlülük altına girmediğinden bu davalı hakkında açılan davanın reddine ilişkin hüküm bozma kapsamı dışında kaldığı ve kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davanın davalılar … ve … hakkında kısmen kabulü ile 16.350,00 TL tazminatın 31.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan alınarak davacıya verilmesine, davalı … … Taş. Turz. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacının şirket hisselerinin davalı gerçek kişilere devrine karşılık davalı şirket adına kayıtlı aracın davacı adına devri ve tescili, mümkün olmadığı takdirde aracın bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesinde alacağa temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece hükmedilen araç bedeline 31/12/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişki ve davacının göndermiş olduğu ihtarname nazara alınarak temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekir. Kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. satırında yer alan ”31.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ” ibaresinin çıkarılması ile yerine ” 29.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi” ibaresinin yazılmak sureti ile kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.