Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/17608 E. 2017/15122 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17608
KARAR NO : 2017/15122
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

Kasten yaralama ve basit yaralamaya teşebbüs suçlarından sanık Hanife Maranğo’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 35, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası ve 1680,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kapatılan Yığılca Sulh Ceza Mahkemesinin 16/07/2013 tarihli ve 2013/79 esas, 2013/189 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 29, 35, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2240,00 Türk Lirası ve 1680,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2017 tarihli ve 2016/222 esas, 2017/147 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 18.10.2017 tarih ve 2017/10002 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26.10.2017 tarih ve 2017/59406 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22/03/2017 tarihli ve 2016/7143 esas, 2017/3141 sayılı ilamında, “…Sanık Musa hakkında aynı suç işleme kararı altında ve birbirinin devamı olan olayda, mağdur Sezgin’e yönelik gerçekleşen birden fazla eylemin tek bir suça vücut vereceği ancak failin fikri içtima hükümleri uyarınca en ağır eyleminden dolayı cezalandırılacağı gözetilmeden, somut olayda sanığın hem kasten yaralama hem de silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini hususunda mahallinde kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;.. ” şeklinde belirtildiği üzere, sanığın müşteki …’ya karşı olay tarihinde ilk karşılaşmalarında sopayla vurduğu, olay yerinde bulunanların tarafları ayırdıkları, bunun üzerine sanığın müştekiye taş atması şeklindeki eylemlerinin aynı suç işleme kararı altında ve aynı zaman dilimi içerisinde, aynı mağdura yönelik gerçekleşen birden fazla eylemin tek bir suça vücut vereceği, ancak failin 5237 sayılı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca en ağır eyleminden dolayı cezalandırılacağı gözetilmeden, somut olayda sanığın hem basit yaralama hem de basit yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmek suretiyle fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Yığılca Asliye Ceza Mahkemesinin 14/07/2017 tarihli ve 2016/222 esas, 2017/147 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, sanık hakkında katılan …’i yaralamaya teşebbüsten verilen cezanın kaldırılmasına, hükmün D paragrafının hükümden çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 22.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.