Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/17978 E. 2017/11270 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/17978
KARAR NO : 2017/11270
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocukların mala zarar verme suçundan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suçun işlendiği 04/03/2009 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukların temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Suça sürüklenen çocuk …’nin 01/01/2010 tarihinde, suça sürüklenen çocuk …’in ise 10/12/2010 tarihinde on sekiz yaşını tamamladığı gözetilmeden, 04/07/2013, 03/12/2013, 24/12/2013 ve 06/02/2014 tarihli duruşmaların açık yerine kapalı yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 182/1. maddesine aykırı davranılması,
b) 04.03.2009 tarihli kolluk tutanağı ve tüm dosya içeriğine göre, müştekiye ait suça konu bir kısım eşyanın suça sürüklenen çocukların polisten kaçarken gizlendikleri yerde yakalandıklarında kolluk görevlileri tarafından ele geçirilerek muhafaza altına alındığı, ayrıca müştekinin duruşmadaki beyanında zararının giderilmediğini belirttiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulama koşulları bulunmadığı halde yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
c) Dosya kapsamından, atılı suçların 04/03/2009 günü saat 03:00 sıralarında işlendiğinin anlaşılmasına karşın, 5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesine aykırı olarak gerekçeli karar başlığında iki ayrı suç tarihi gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümlerde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 06/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.