YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1014
KARAR NO : 2017/6779
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, eksik inceleme yapıldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasından TCK’nın 62. maddesi gereğince indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 11 ay yerine, 2 yıl 9 ay hapis cezasına hükmedilmesi,
2- TCK’nın 51. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyup duymadığı, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte isabetle değerlendirilerek, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen, adli sicil kaydı da bulunmayan ve karşı tarafın zararını gideren sanık hakkında, “Olayın meydana gelmesi şekli, kovuşturmanın safhalarında ki sanığın tutumu ve sanığın eyleminde tam ve asli kusurlu olması hususları göz önüne alınarak” şeklindeki, dosya kapsamına uygun düşmeyen isabetsiz gerekçelere dayalı olarak hükmolunan hapis cezasının ertelenmemesine karar verilmesi,
3- Dosya içeriğindeki delillere göre olumsuz bir kişiliği belirlenemeyen ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sabıkasız sanık hakkında, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, hükmolunan 3 yıl 6 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine karar verilmesi,
4- Vekaletnamesinde vazgeçmeye dair yetki bulunan katılanlar vekili 05.08.2008 tarihli dilekçe ile vekil edenler adına şikayetten vazgeçtiği anlaşılmakla, CMK’nın 243. maddesi gereğince katılma kararı hükümsüz kaldığı gözetilmeden, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığa hükmedilen ceza yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.