YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13300
KARAR NO : 2017/15185
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların gece saat 24:00 sıralarında mahallede yol kenarında birlikte alkol aldıkları, sanık …’i önceden tanıyan katılanın da yanlarına gelerek eşlik ettiği sırada tartışma çıkıp kavgaya dönüştüğü, sanıklardan Güven’in katılana viski şişesi ile vurduğu, sanık …’in ise katılana kafa atıp yere düşürdüğü, diğer sanıklar … ve …’ın da kavga olayına karıştığı, olayı balkondan gören katılanın eşi Güller’in de aşamalarda alınan istikrarlı beyanlarında, dört kişinin bir kişiyi dövdüklerini gördüm, birinin elinde şişe vardı demek suretiyle olayı doğruladığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı darp ettikten sonra sanık …’in katılanın elindeki cep telefonunu alarak birlikte kaçtıkları, olaydan kısa süre sonra katılana ait cep telefonunun sanıklardan Güven’in eşi adına kayıtlı hat ile kullanıldığı ve daha sonra aynı gün tanık Ferat’a katılandan gasp edilen Nokia marka cep telefonunun sanık … tarafından 25 TL karşılığında tanığa satıldığı, tanığın yargılama aşamasında değişen beyanlarının sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; katılanın, darp edildikten sonra Nokia marka cep telefonununun sanıklar tarafından alındığına dair aşamalarda değişmeyen birbiriyle tutarlı anlatımları, katılanın beyanlarını doğrulayan tanık Ferat ile katılanın eşinin beyanları dikkate alındığında, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birden fazla kişi ile birlikte, geceleyin, şişe ile vurmak suretiyle katılanı darp ederek cep telefonunu aldıklarının sabit olduğu gözetilmeden, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik, kendi içlerinde de çelişkili savunmalarına itibar edilerek, oluş ve dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
2) Dosyada mevcut Kadıköy Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17.04.2012 tarihli hükme esas alınan rapora göre, katılanda meydana
gelen kırığın, katılanın taburcu olduktan sonra düşmesi sebebiyle meydana geldiğinin belirtildiği, katılanın da 25.04.2012 tarihli kolluk aşamasında alınan beyanında, olaydan sonra hastaneye kaldırıldığını, başına dikiş atılıp müşahade altında tutulurken, tuvalet ihtiyacı olduğunu hissedip tuvalete gittiği sırada tansiyonunun düşmesi nedeniyle yere düştüğünü belirttiği, incelenen tedavi evraklarında da, katılanın olaydan sonra hastaneye müracaat ettiği sırada çekilen BBT’sinde acil girişim gerektirecek patoloji saptanmadığı ancak düştükten sonra tekrar çekilen BBT’sinde düşme sonrası meydana gelen “sol temporal lineer, tabulayı geçmeyen kırık” tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nin 87/3. maddesinde düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralanmanın, sanıkların eylemi sonucu meydana geldiğine dair kanıtların neler olduğu, illiyet bağının ne şekilde kurulduğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
3) Sanıklar … ve …’in dosyada mevcut adli sicil kayıtlarına göre, tekerrüre esas sabıkaları bulunduğu halde, mükerrir olan sanıklar hakkında TCK’nin 58. maddesinin uygulanmaması,
4) Tekerrüre esas sabıkası olan sanık … hakkında TCK’nin 58/6. maddesi gereğince cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ile birlikte TCK’nin 58/6-7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin de uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
6) Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, katılanda meydana gelen kemik kırığı nedeniyle artırım yapıldığı sırada, TCK’nin 87/3. maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
7) Sanık … hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, sanığın suça konu cep telefonunu bizzat pişmanlık göstererek katılana teslim etmediği, olaydan sonra sattığı kişi tarafından durumun öğrenilmesi üzerine Savcılığa iade edilerek katılana tesliminin sağlandığı gözetilmeden, sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde TCK’nin 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu
nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.