Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/9332 E. 2017/13719 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9332
KARAR NO : 2017/13719
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak Cezayir Adalet Kurulu 2. Ticaret Odası’nın 13/02/2002 tarih 2000/514 Karar sayılı dosyasının yargılama aşamasında ve ilamında, … 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/7 Esas, 2013/149 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen tenfiz isteminde ve kararında takip alacaklısı tarafından herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı, icra emrinde takip öncesi işlemiş faiz isteminde bulunularak hesaplama yapılmasının açıkça hukuka ve ilamlara aykırılık teşkil ettiğini belirterek bilirkişi aracılığı ile işlemiş faizin yeniden hesaplanmasını talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamı doğrultusunda, takipteki asıl alacaklardan 207.986,77 TL alacağa ait işlemiş faizin takipten farklı olarak 497.914,63 TL olduğu, diğer alacak kalemleri ile işlemiş faizlerinin takipte talep edilen miktarlarla aynı olduğu anlaşılmakla şikayetin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK’nun Yerine Getirme ve Temyiz Yolu başlıklı bölümün 57. maddesi ”Tenfizine karar verilen yabancı ilâmlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur.” hükmünü içermektedir.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK’nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 Esas., 2000/746 Karar).
Somut olayda, hükme esas bilirkişi raporunda, Cezayir Mahkemesi kararında faiz konusunda bir hüküm bulunmadığı için karar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz hesaplanmıştır.
Ancak yukarıdaki yasa hükmü gereğince Yabancı Mahkeme ilamları tenfiz kararı ile Türkiye’de infaz kabiliyeti kazanacağı için tenfiz tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinin kabulü gerekir. Hesaplamaların bu ilkeler doğrultusunda yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken faiz başlangıç tarihinin Yabancı Mahkeme karar tarihi olarak alınması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması yoluna gidilmiştir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.