Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1717 E. 2017/21425 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1717
KARAR NO : 2017/21425
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-TCK.nun 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-TCK.nun 158/1-d, 62/1, 50/1.a, 52, 52/4, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, şikayetçiye ait aracın 7.000 TL vergi borcu olduğu halde, bir şekilde ele geçirdiği vergi dairesi tarafından düzenlenen gerçekte orijinal ancak içeriği itibariyle sahte olan “borcu yoktur” belgesi düzenlettirip menfaat temin ettiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları ile katılanın temyiz aşamasında verdiği 23.11.2012 tarihli dilekçesinde “birçok kez iş karşılığı paralar verdim. Bu ödemeleri kendim değil çocuklarım veya yeğenlerim marifetiyle gönderdim. Ancak şikayete konu araca ait ödemenin bizzat trafik müşavirim …’e mi yoksa vergi memuruna mı verildiğini bilmiyorum…sanık yönünden herhangi bir zarar ve ziyanım yoktur.” şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, suça konu makbuzları düzenlediği için yargılanan, vergi dairesi memuru olup, bu dosyada tanık sıfatıyla dinlenen … hakkındaki Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2011 tarih ve 2010/247 E ve 2011/479 K. sayılı dosyasının onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, sanık ifadelerinde ve tanık anlatımlarında dosyamız sanığına ilişkin beyan ve belgelerin olup olmadığı, sanığın dosyamız tanığı …’in “makbuzların içerik itibariyle sahte olarak düzenlemesine” yönelik eylemine iştirak edip etmediğine yönelik araştırma yapılması ve katılanın temyiz aşamasında verdiği dilekçe içeriği de bir bütün olarak değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 25.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.