Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2016/5019 E. 2017/9100 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5019
KARAR NO : 2017/9100
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2008 yılında yapılan kadastro sırasında … köyü 102 ada 445 parsel sayılı, 9404,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kargir ev ve narenciye bahçesi niteliği ile davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, taşlık, kayalık ve çalılık olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil davası açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek taşlık – çalılık niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 24/01/2013 tarih ve 2012/7606 – 2013/252 E-K sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Düzelterek onama kararına karşı davalılar … – … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla Dairenin 10/06/2013 tarih ve 2013/3059 – 6355 E-K sayılı kararıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesini talep eden davalılar vekili 24/07/2015 havale tarihli dilekçe ile karardan sonra dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisi …oğlu … adına 1 Şubat 323 tarih cilt 13 sayfa 40 sıra 96’da kayıtlı tapulu olduğunu, 1937 tahrir kaydı bulunduğunu, kadastro tespitinin doğru olarak zilyetliğe dayalı olarak davalılar adına tespit edildiğini ancak davanın müvekkilleri aleyhine sonuçlandığını, fiziki gerçeğe aykırı olan hava fotoğrafına ve buna göre düzenlenen bilirkişi raporuna göre kurulan hükümde ibraz ettikleri tapu kaydı dikkate alınmadan yapıldığı için yargılamanın yenilenmesini, 18/04/2011 tarih ve 2010/845 Esas – 2011/229 Karar sayılı kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin usulden reddine karar verilmiş, karar davacı Hazine tarafından ve yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı gerçek kişiler vekili tarafından tüm yönlerden temyiz edilmiştir.
Dava, yargılamanın yenilenmesi niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların 1086 sayılı HUMK’nın 445. maddesi (6100 sayılı HMK’nın m. 375)’te sınırlı olarak sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirlenerek hüküm kurulmuş olduğuna göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 08/11/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.