YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3020
KARAR NO : 2017/14801
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığa verilen cezanın türüne ve miktarına göre, süresinden sonra yapılan duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi ve 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Mağdur hakkında olay sonrası düzenlenen geçici raporda, “üst dudak sol dış tarafta 1 cm.’lik içe doğru kesi olup, dikiş atıldığı, sağ serçe parmağında şişlik olup, grafisinde metatarsal kırık saptandığının” belirtildiği; Adana Adli Tıp Şube Müdürlüğünde görevli iki adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 30.04.2013 tarihli rapora göre; “yapılan muayenesinde; dudak sol üst kenardan başlayıp dudak üstüne doğru ilerleyen 1 cm.’lik ve dudak üst kısmında ciltte 1 cm.’lik ciltten minimal seviye farkı gösteren, iyileşmiş yara tamir dokuları olduğu, ilk bakışta ve güneş ışıklarının etkisiyle baş ve boynun çeşitli hareketleriyle fark edildiği tespit edildi. Şahsın beyanında, alın bölgesinde sağ ve sol frontal bölgede yer alan iyileşmiş yara tamir dokularının olayla ilişkili olmayıp, daha önceden meydana geldiğini ifade ettiğine göre; dudak üstünde bulunan mağdurun yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğunun” belirtildiği ancak; sanık ve mağdurun temyiz aşamasında dosyaya ibraz ettiği, olayın üzerinden 3 yıl 4 ay geçtikten sonra, Osmaniye Devlet Hastanesinde görevli Plastik Cerrahi uzmanı tarafından düzenlenen 07.03.2016 tarihli raporda; “hastanın sağ frontal bölgesinde yaklaşık 2 cm.’lik vertikal minimal deprese skarı ve sağ üst göz kapağı lateralinde yaklaşık 1 cm.’lik yüzeyel skarı mevcuttur, onun dışında yüzünde sabit eser yoktur.” şeklinde tespitte bulunularak, olaydan kaynaklanan dudak üstündeki sabit izin mevcut olmadığının belirtildiği, yine
mağdurun da dosyaya ibraz ettiği dilekçesi ile olaya bağlı yüzünde sabit iz kalmadığını beyan ettiği, bu itibarla sanığın eylemi nedeniyle mağdurun dudak üstünde meydana gelen kesi nedeniyle, yüzünde sabit iz meydana gelip gelmediği hususunda tereddüt oluştuğu, ayrıca geçici raporda sağ serçe parmağında metatarsal kırıktan bahsedildiği halde, buna ilişkin de rapor alınmadığı, hükme esas alınan raporun eksik ve yetersiz olduğu anlaşılmakla, mağdura ait geçici ve kesin raporlar ile tüm tedavi evrakları İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’na gönderilerek, özellikle olaya bağlı sabit iz ve kemik kırığı bulunup bulunmadığı hususlarını da içeren, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 15.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.