Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1778 E. 2017/21934 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1778
KARAR NO : 2017/21934
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Ayrı ayrı ; TCK’nın 158/1-f, 52, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
TCK’nın 204/1,53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’in yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün savunmasında beyan ettiği adresine tebliğ çıkarılmaksızın doğrudan mernis adresine 22/12/2012 tarihinde yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı, mahkemece sonradan sanığın savunmasındaki adresine çıkardığı ikinci tebliğin ise 11/02/2013 tarihinde sanığın kendisine tebliğ edildiği, bu tebliğ üzerine sanık müdafiinin 18/02/2013 tarihinde yaptığı temyiz talebinin süresi içinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık …’in ticari alışveriş neticesinde katılan …’e suça konu … Asya’ya ait, keşidecisi .. İnşaat Taşımacılık San ve Tic Ltd Şti olan, 15/07/2008 keşide tarihli, 7.200 TL bedelli çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında keşideci şirketin işyerinden 23/03/2008 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu çalınan çeklerden olması nedeniyle ödemeden men talimatı bulunduğunun anlaşıldığı, bu suretle çekte ilk ciranta olan sanık … ve ikinci ciranta olup katılana çeki veren sanık …’in bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın çekte kendisine ait olan cirodaki imzayı kabul etmemesine rağmen bilirkişi incelemesi sonucu imzanın kendisine ait olduğu, ilk ciranta konumunda olması, çeki nerden aldığına yönelik bir açıklamasının olmaması hususları dikkate alındığında sanığın atılı suçları işlediği anlaşıldığından mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanığın suça konu çeki diğer sanık …’a sattığı tekstil malzemesi karşılığında alması şeklindeki beyanı, sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesi ekinde sanık …’a satılan ürünlere ilişkin sevk irsaliyesinin sunulması hususları gözönüne alındığında sanığın atılı suçlardan cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.