YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5568
KARAR NO : 2017/9462
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … köyü, Köyiçi mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini; Hazine ise, 7 nolu celsede Medenî Kanunun 713/6. maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 8317.27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adına tapuya tesciline, (A) ile gösterilen 1065.03 m2 yerin Hazine adına tapuya tesciline, (C) ile gösterilen yere ilişkin tescil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/05/2012 tarih ve 2012/6489 – 7602 E-K sayılı kararıyla yöntemine uygun orman araştırması ve zilyetlik araştırması yapılması gereklerine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu taşınmazın 10.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 7834.38 m2 alanlı taşınmazın davacılar adına tarla vasfı ile 1/3’er payla tesciline, (A) harfi ile gösterilen 1490.47 m2 lik kısım ile (C) harfi ile gösterilen 501.69 m2 lik kısma ilişkin tescil talebinin reddi ile bu kısımların ayrı ayrı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve … tarafından (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava; Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1953 yılında 24 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 3302 sayılı Kanuna göre 27.06.2001 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 05/09/1968 tarihinde yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına yükletilmesine 15/11/2017 gününde oy birliği ile karar verildi.