Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/10542 E. 2017/12049 K. 03.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10542
KARAR NO : 2017/12049
KARAR TARİHİ : 03.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mülkiyetin Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.10.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … vekili Avukat … ve karşı taraftan … ve müşterekleri vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar vekili, dava konusu 13 ada 5 parsel sayılı taşınmazda, Kadastro Mahkemesi’nin 1993/15 Esas, 2009/1 Karar sayılı ilamı ile davalılar adına tespit edilen 765/4608 payın vekil edenlerinin miras bırakanı tarafından satın alındığını açıklayarak, davalılar adına tespit edilen hisselerin satış nedeniyle vekil edenleri adına tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın satın alma iddiasının kadastro mahkemesinde incelendiğini, haricen yapılan satış geçersiz olduğu gibi senetteki mühürün de davalılar miras bırakanına ait olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 13 ada 5 nolu parselde … tarafından taşınmazdaki hissesinin 05/06/1978 tarihli senet ile davacıların murisine satış yaptığından dolayı davalıların murisi …’den torunu …’e, …’den ise mirasçı olan davalılara intikal eden 816/4608 hissenin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm davalı … vekili tarafından adli yardım talepli, davalı … vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiştir.
Dairemizin 29.12.2015 tarihli kararı ile davalı …’in adli yardım talebinin kabul edilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriği, toplanan deliller, tapu kaydı ve …Kadastro Mahkemesi’nin 1993/15 Esas, 2009/1 Karar sayılı dava dosyasından; dava konusu 13 ada 5 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesi’nde davalı iken 775 sayılı Yasa hükümleri gereğince …Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırılmasına karar verildiği, bilahare …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1990/767 Esas, 1991/403 Karar sayılı ilamı ile kamulaştırma işlemi nedeniyle …Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verildiği, kararın tapuda infaz edilip 25.09.1991 tarihinde …Belediye Başkanlığı adına tescili sağlandıktan sonra muhtelif koopratif ve şahıslara devredildiği, tapunun eski hale döndürülemediği, davanın bu haliyle sadece kamulaştırma bedeline yönelik olması karşısında tescil yönünden karar verilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporu ve veraset ilamları nazara alınarak taşınmazın tamamı 76473 pay kabul edilerek, 27345/76473 payın … mirasçıları adına (dosyadaki veraset ilamlarına göre 470/4608’er pay …, 306/4608 pay …, 306/4608 pay…l, 765/4608 pay …, 51/4608 pay … adına müştereken) tespitine karar verildiği ve hükmün 17.4.2012 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Eldeki dosya ve …Kadastro Mahkemesi dosyası arasında mevcut mirasçılık ve nüfus belgelerinden ise; kök muris …’nün 30.3.1330 tarihinde vefatı ile karısı … ile çocukları İsmail ve …’yi bıraktığı, …’nin de 10.2.1942 yılında ölümü ile mirasının oğlu …ile …’ya kaldığı, davacılar ile davalıların 10.2.1942 tarihinde ölen kök muris … Kızı …’nun mirasçıları oldukları anlaşılmıştır. Davacı taraf, 5.6.1978 tarihli satış senedine dayalı olarak davalıların yakın miras bırakanı …’nın payının, kendi miras bırakanları … tarafından satın alındığını ileri sürerek talepte bulunmuşlardır. Satım tarihinde satın alan …, babası …… halen sağ olduğundan henüz … kızı …’nin mirası yönünden mirasçılık sıfatını kazanamamıştır. Başka bir anlatımla … mirasçısı olan satıcı …, 5.6.1978 tarihinde henüz mirasçılık sıfatını kazanamadığı tarihte davacıların yakın miras bırakanı …’a satış yapmıştır. Satış tarihi itibariyle miras bırakan …’nin terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Elbirliği hükümlerine tabi olan taşınmazda mirasçılardan bir ya da birkaçının tek başına 3. kişiye satışı geçerli olmayıp , hukuki değeri bulunmamaktadır. Diğer yandan satın alan …’ın da, o tarihte tapusuz olan taşınmazın tescil tarihi olan 25.09.1991 tarihine kadar tek başına 20 yıla ulaşan bağımsız zilyetliği de bulunmamaktadır.
Açıklanan olgular karşısında, mülkiyetin davacılara geçtiğinin tespiti sonucunu doğuracak geçerli bir satışın varlığından söz edilemeyeceğinden Mahkemece; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacılardan alınarak, Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.