YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4042
KARAR NO : 2017/14041
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; vekil edeninin takibe konu taşınmazın maliki olduğunu, davalının bu taşınmazı işgal ettiğini, Beyoğlu 29. Noteliği’nin 21.08.2015 tarih, 2021 yevmiye numaralı taahhütnamesi ile taşınmazı tahliye edeceğini taahhüt ettiğini bunun üzerine takip başlatıldığını, ancak borçlunun tahliye taahhüdüne itiraz ettiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ile davalı borçlunun taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı; tahliyesi talep edilen taşınmaz ile ilgili…20. Asliye Hukuk Mahkemesindeaçılan men’i müdahale davasında karar verildiğini kararın temyiz edildiğini, huzurdaki davanın mükerrer olduğunu, aralarında kira sözleşmesi bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında tahliyeye konu taşınmaz yönünden…20. Asliye Hukuk Mahkemesince 2013/407 E. sayılı dosyada verilen müdahalenin men-i kararının,…37. İcra Müdürlüğünde takibe konu edildiği, incelenen mahkeme kararının aynı taşınmaza yönelik bulunduğu ve karar gereği taşınmazdan tahliye isteminin men-i müdahale kararı uyarınca gerçekleştirilmesi gerektiği, kaldı ki borçlu davalı tarafça tahliye taahhütnamesine ayrıca ve açıkça itiraz edildiği bu aşamada alacaklı yanın ayrıca tahliye talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, tahliye taahhüdü nedeni ile yapılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından süresi içerisinde takip yapılarak davalıya örnek 14 ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlu süresi içerisinde takibe, taraflar arasında aynı taşınmaza yönelik meni müdahale davasının olduğu ayrıca alacaklı ile aralarında kira sözleşmesi bulunmadığı sebepleri ile itiraz edilmiştir. Takibe dayanak tahliye taahhütnamesi noterde düzenlenmiş olup taahhütname içeriğinden davalının dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalının bu durumun aksini aynı nitelikte belge ile ispatlaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında görülen Asliye Hukuk Mahkemesinde devam etmekte olan meni müdahale davasının bu davayı etkileyen bir yönü yoktur. Bu açıklamalar ışığında davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceği ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.