YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11317
KARAR NO : 2017/5290
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
”Hakim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurda tartışılmış delillere dayandırabilir” şeklindeki 5271 sayılı CMK’nın 7 ve 217/1. maddeler nazara alınarak mağdurenin beyanının alınması, alınamaması durumunda ise gerekçesi gösterilerek dinlenilmesinden vazgeçilip soruşturma evresi ile görevsiz mahkemedeki beyanları okunup bu konuda sanıktan savunmasının sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanığın, mağdureyi hileyle evine götürürken kolundan tutması eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsurunu oluşturup bunun dışında cinsel istismar niteliğinde bir eyleminin bulunmaması karşısında, kanuni unsurları itibariyle oluşmayan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan beraati yerine yazılı şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanığın işlediği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığı gözetilmeden, teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilip cezasında TCK’nın 35. maddesi gereğince indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK’nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.