Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/4289 E. 2015/18180 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4289
KARAR NO : 2015/18180
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından; yoksulluk nafakası yönünden, davalı tarafından ise; kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dava, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca fiili ayrılığa dayanılarak açılmıştır. Ret ile sonuçlanan davada Dairemizin 20.10.2010 tarihli onama ilamı davacıya 09.11.2010 tarihinde, davalıya ise 22.11.2010 tarihinde tebliğ edilmiş olup, ret kararı 08.12.2010 tarihinde kesinleşmiştir. İşbu dava ise ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren üç yıllık süre geçmeden 19.11.2013 tarihinde açılmıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde boşanmaya karar verilmesi doğru değil ise de boşanma kararı taraflarca temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
2-Tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Mahkemece; “taraflar arasındaki huzursuzluğun kimden kaynaklandığının ispatlanamadığı ve eşit kusurlu oldukları” gerekçesiyle davalının maddi ve manevi tazminat (TMK.md.174/1-2) talepleri reddedilmiş ise de; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektiren olaylarda, ilk davayı açmakla birlikte yaşamaktan kaçınarak boşanma sebebi yaratan erkek tamamen kusurlu olup; mahkemece tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da davalı kadının maddi (TMK.m.174/1) tazminat talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
c-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b ve 2/c bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.12.10.2015(Pzt.)