YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22489
KARAR NO : 2015/24813
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, fazla çalışma ve genel tatil çalışmaları karşılığı ücretlerinin ödenmemesi ve ücretinden gerekçe gösterilmeden kesinti yapılması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini öne sürerek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, fazla mesai yaptığında ve genel tatil günlerinde çalıştığında karşılığının ödendiğini, buna ilişkin bordro ve banka kayıtlarının açık olduğunu, hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, fazla çalışma ücretleri ile genel tatil günleri ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdinin davacı işçi tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Borcu sükut ettiren , hakkı ortadan kaldırabilecek her belge, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir (Yargıtay HGK. 27.1.2010 gün 2009/9-586 E, 2010/31 K. ).
Ayrıca yasada açıkça yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinden, aleyhine hüküm verilen taraf sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarını da kararlaştırabilir (6100 sayılı Yasa Md. 326).
6100 sayılı HMK’nın 327. maddesi gereğince, gereksiz yere davanın uzamasına veya yargılama giderine sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa dahi, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.
Davalı temyiz dilekçesi ekinde içinde fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil alacağı tahakkuku bulunan ücret bordrolarını ibraz etmiştir.
Somut olayda; davalı vekilinin temyiz dilekçesi ile birlikte borcu sükut ettirebilecek belgeler sunmuş olduğu anlaşıldığından, bu belgelerin değerlendirilmesi bakımından karar bozulmalıdır. Ancak ilgili yasal düzenleme gereği, karar tarihi olan 16.10.2014 tarihine kadar yapılmış tüm masraflardan davalının sorumlu tutulması gereği karar verilirken gözönünde tutulmalıdır.
Yapılacak iş; davacının davalı işyerinde geçirdiği çalışma dönemine ilişkin banka kayıtları getirtilerek davalının temyiz aşamasında sunduğu imzasız bordrolar ile uyum gösterip göstermediği, özellikle tahakkuk bulunan ay bordrolarının davacıya ödenip ödenmediği hususu değerlendirilerek ödeme varsa tahakkuk bulunan aylar alacak hesabından dışlanarak fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti hakkında bir karar vermek, bozmadan sonra yapılacak tüm yargıma giderlerinden de davalıyı sorumlu tutmaktır.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının son net ücreti banka kayıtlarına göre 1.065,75 TL (1.490,75 TL brüt) olarak kabul edilmiş ve bu ücretin aynı dönemde geçerli asgari ücrete oranı üzerinden önceki dönem ücretleri belirlenerek hesaplama yapılmıştır. Ancak temyiz aşamasında dosyaya sunulan ücret bordrolarından davacının son brüt ücretinin 1.234,15 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dosya içeriğinde bulunan bordrolar dikkate alınarak davacının dönem brüt ücretleri belirlenip hesaplama yapılması için karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.