YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14423
KARAR NO : 2020/2371
KARAR TARİHİ : 27.02.2020
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.06.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 2037 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisi …a ait olduğunu, taraflar arasında miras taksim sözleşmesi yapıldığını ve buna göre fiili kullanım oluştuğunu, 2037 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile taksim sözleşmesinde belirtildiği şekilde doğusu çelikler, batısı …, kuzeyi bahçe, güneyi yol ile çevrili iki katlı kerpiçten yapı binanın tamamı ile … ile taksim edilen kızlardan kalan bahçenin yarısının davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereklidir.
Somut olaya gelince; taraflar arasında geçerli bir miras taksim sözleşmesi yapılmış olup davacı tarafından bu taksim sözleşmesine dayalı olarak tescil davasının görevli mahkemede açıldığı, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla, bu durumda sulh hukuk mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığı çıkarılması gerekirken esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.