Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/14473 E. 2020/5224 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/14473
KARAR NO : 2020/5224
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Davalı Tarafından Yıkılan Evin İlgili Bölümü İçin Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, vekil edeninin murisinden intikal eden dava konusu 160 ada 35 parsel sayılı taşınmazın bitişiğine davalı tarafından inşaat yapıldığını, davalının bu inşaat yapılırken iki kattan oluşan binanın dört odasının yıkılmasına sebebiyet verdiğini ve tecavüz ettiği kısmı yıkılan duvarların hafriyatları ile doldurarak tesviye ettiğini ve bu alana tecavüz ederek binasını müvekkiline ait sınırlara taşırarak inşa ettiğini belirterek, davalının elatmasının önlenmesine, tecavüz teşkil eden kısmın yıkılmasına ve tecavüz sebebiyle yıkılmasına sebebiyet verdiği kısım için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000 TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islahla taleplerini 20.090,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı cevap dilekçesi vermemiş, bilahare davacının kardeşi ve aynı zamanda elbirliği maliklerinden olan Mesut ile yıkılan kısma ilişkin yaptıkları anlaşmayı dosyaya sunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile fen bilirkişisi …’nun 19/12/2014 tarihli ve 05/06/2015 tarihli raporundaki krokisinde A harfiyle gösterilen, sarı ile boyalı 41.00 m2 yüzölçümündeki kısmı yıkmak (evin duvarı yıkıldığı yerden davalı tarafça kapatılmış, yıkılan kısım da temizlenmek suretiyle zemine beton atılmıştır) ve yıkılan alana beton dökmek suretiyle yapmış olduğu elatmasının önlenmesine ve zemindeki betonun kâl’ine, yıkılan binanın yeniden inşaa bedeli olan 20.090,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, kâl ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği, toplanan delillerden ve özellikle Dairemizin geri çevirme kararı üzerine 13.07.2020 tarihinde Kırklareli Tapu Müdürlüğü’nce müzekkere cevabına ekli gönderilen tapu kayıtlarından; dava konusu 160 ada 35 parsel sayılı 161,80 m2, ahşap ev niteliğindeki taşınmazın elbirliği hükümlerine tabi olduğu, taşınmazın sulh hukuk mahkemesi satış memurluğu tarafından satıldığı ve 19.01.2017 tarihinde dava dışı Yaşar Kemik adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada alınan bilirkişi raporlarından, davalının 41 m2 alana tecavüz ettiği, binanın bir kısmının yıkılmasına sebep olduğu ve yıkılan bina yerine zemin betonu atarak bu kısmı bitişik nizam konumdaki park plaza evlerinin bodrum girişi şeklinde getirdiği açıktır.
1.Davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, reddine karar verilmiştir.
2.Davalı vekilinin elatmanın önlenmesi, kâl taleplerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacının dava açıldığı tarihte çekişmeli taşınmazın elbirliği maliklerinden olduğu ancak Mahkemece verilen karardan sonra, 19.01.2017 tarihinde taşınmazın el değiştirdiği ve dava dışı Yaşar Kemik’in malik olduğu ortadadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; dava açıldıktan sonra da sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesinde, dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulî işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi ” Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder. ” şeklindedir.
Somut olayda; davacı dava konusu taşınmazı sattığından, elatmanın önlenmesi ve kâl davası yönünden davacının taraf sıfatı yani aktif husumet ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda Mahkemece davanın yeni malike ihbarı gerekir.
O halde Mahkemece yapılacak iş, çekişmeli taşınmazın devredildiği gözetilerek, yeni malike davanın ihbarının sağlanması, malikin davayı takip edeceğini belirtmesi halinde, kaldığı yerden yargılamanın sürdürülmesi aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine; diğer temyiz itirazlarının (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 21.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.