YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10747
KARAR NO : 2019/8843
KARAR TARİHİ : 18.12.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.12.2003 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … vekili, … ve davalılardan … vekili tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin de hissedarı olduğu 645 ada 16 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir.
Davalılardan … vekili, davaya konu taşınmazın öncelikle aynen taksimini, bunun mümkün olmaması halinde ise ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “… ili, … ilçesi, Yelaltı Mah. Şerifağa Kulesi mevkii 645 ada 16 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine” karar verilmiştir.
Hükmü, davacılardan …, … ile davalılardan … vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dosyada bulunan davaya konu 645 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında hissedarlar arasında bulunan “…:…” isimli tapu malikinin yapılan araştırmalar sonucu kimliğinin tespit edilemediği ve davanın taraflarınca da “Tapuda soyisim yazılması” davasının da açılmadığı anlaşıldığından, 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun kapsamında bu hissedara kayyım tayin edilmesi için davacı tarafa süre verilip bu kişinin taraf olması sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; taşınmaz hissedarlarından muris …’a ait mirasçılık belgesi dosyada mevcut olsa da okunaklı olmayıp bu kişinin denetlenebilir mirasçılık belgesinin temini ile varsa mirasçılarının davaya dahil edilmeden; davacılardan …, …, …, …’a gerekçeli karar tebligatının 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak yapılmadan; UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemede, yargılama sırasında davacılardan …, …, …, … ve …’in vefat etmiş olmaları sebebiyle adı geçen kişilerin mirasçılık belgelerinin temini ile mirasçılarının davaya dahil edilmeden; UYAP TAKBİS sistemi üzerinde yapılan incelemede, davaya konu taşınmazın 3402 sayılı Yasanın 22/A maddesi gereğince yenilenmesi sebebiyle “Pasif” durumda olduğu anlaşılmış olup, taşınmazın güncel tapu kaydı dosya arasına temin edilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılardan …, … ile davalılardan … vekilinin ayrı ayrı yaptıkları temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 18.12.2019 gününde oy birliği ile karar verildi.