YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1976
KARAR NO : 2021/6304
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklılar tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlu keşideci … ve aval veren … adına örnek (10) numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçluların İİK’nun 168/4. maddesinde öngörülen (5) günlük yasal sürede icra mahkemesine başvurarak senetler üzerindeki keşideci ve aval veren imzasına itiraz ettikleri, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kabulü ve takibin durdurulması yönünde verilen kararın alacaklılar tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklılar tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi’nden alınan 11.06.2019 tarihli raporda; inceleme konusu senette üstte yer alan borçlu imzaları ile …’nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla …’nin eli ürünü olmadığı, aynı senette altta yer alan karalama tarzı imzaların, teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzalrın aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere … ve …’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği kanaatinin bildirildiği, alacaklıların 15.07.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde yeniden rapor alınması talebinde bulundukları anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, itiraza konu edilen imzaların aidiyeti konusunda net bir görüş bildirilmediği açık olup; mahkemece değinilen rapor hükme esas alınmak suretiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, sözkonusu raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre rapora üstünlük sağlamayacağından kesin kanaat bildirmeyen mevcut rapora göre sonuca gidilemez. Zira, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin imza incelemesinde son mercii olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. (HGK.’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı).
Öte yandan, senet ön yüzünde atılı bütün imzaların ayrı ayrı incelenerek borçlular … ve …’e ait senet ön yüzünde imza bulunup bulunmadığı gözetilmeliyken anılan bilirkişi raporunda ”senedin alt kısmında yer alan imzaların … ve …’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği’’ yönündeki değerlendirme yeterli değildir.
Yine kural olarak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK.’nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 Esas, 2006/231 Karar sayılı kararı).Somut olayda da mevcut yargılama esnasında alacaklıların bahsi geçen rapora itirazlarına ilişkin dilekçelerinde raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek yeniden rapor alınmasını talep ettikleri ve bu iddialarını istinaf aşamasında da ileri sürdükleri görülmektedir.
O halde, mahkemece yeniden ehil bilirkişilerden oluşacak bir heyetten her türlü kuşkudan uzak, Yargıtay denetimine ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığa çözüm getirecek nitelikte bulunmayan rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi ve alacaklıların istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2020 tarih ve 2020/75 E. – 2020/2257 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve … Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 17.10.2019 tarih ve 2018/304 E. – 2019/626 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.