YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3276
KARAR NO : 2020/15695
KARAR TARİHİ : 04.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan müşteki Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II)5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi TAPDK vekilinin suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikayetçi vekilinin sanık … hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1. Açılan kamu davasına katılma hakkı olan TAPDK’nun davadan haberdar edilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 234/1- maddesine muhalefet edilmesi,
2. Tüm dosya kapsamı ve olay yakalama tutanağının incelenmesinde sanık …’ın kullandığı ve yanında diğer sanık …’ın bulunduğu araçta yapılan aramada 1907 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda,saat 03:35 sıralarında sanık …’ın emniyet güçlerine ait ekip aracını görmesi üzerine aracıyla kaçarak yaklaşık 5 saat sonra boş bir arazide garaj olarak kullanılan bir baraka içerisinde diğer sanık … ile birlikte yakalanması, yakalanan sigara miktarı ve ele geçiriliş şekli gözetildiğinde, amca oğulları olmaları nedeniyle aralarında akrabalık ilişkisi de bulunan sanık …’ın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilemeyeceği gözetilmeden atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki TAPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
III) 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi TAPDK vekilinin suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikayetçi vekilinin sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık … ve o yer Cumhuriyet Savcısıyla temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
1. Açılan kamu davasına katılma hakkı olan TAPDK’nun davadan haberdar edilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 234/1- maddesine muhalefet edilmesi,
2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, şikayetçi TAPDK vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.