Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/5504 E. 2020/5155 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5504
KARAR NO : 2020/5155
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi.
Hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında sanık müdafisinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince hazırlanan 16.10.2012 günlü raporda “mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun” belirtilmesinden sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan alınan 21.06.2013 tarihli raporda ise mağdurenin ruhsal muayenesinde depresif ve anksiyete tespit edilmekle birlikte ruh sağlığını kalıcı ve sürekli olarak bozacak mahiyet ve derecede olan bu psikiyatrik bozukluğun iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi cinsel saldırı olmaksızın başka olay ve/veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceğinin, bunlar arasında ayrım yapılamayacağının ve mahkemece cinsel saldırının gerçekleştiğinin tespiti halinde ruh sağlığındaki bozulmanın cinsel saldırıya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağının belirtilmesi karşısında, anılan raporların 5237 sayılı TCK’nın 102/5. maddesinin tatbiki hususunda yeterli olmadığı gözetilerek mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın maruz kaldığı eylem nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Üst Kurulundan rapor aldırılarak bu husus netleştirildikten sonra 6545 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.